Menü

KARAYİP KORSANLARI; SALAZAR’IN İNTİKAMI FİLM ELEŞTİRİSİ

Gore Verbinski tarafından yönetilen, Johnny Depp, Orlando Bloom ve de Keira Knightley'in başrollerini paylaştığı Walt Disney yapımı macera filmi Karayip Korsanları: Siyah inci’nin Laneti 2003 yılında vizyona girdiğinde çok beğenilmiş, kaybolmuş bir tür olan korsan filmlerine adeta yeniden hayat vermişti. Gişede yapımcıların yüzünü fazlasıyla güldüren filmin kurduğu hayli zengin ve özgün dünya, ayrıksı karakterleri, mizahi yaklaşımı ve eğlenceli aksiyon sahneleri ile yakaladığı bu başarıdan sonra seriye dönüşmesi kaçınılmazdı. Geçen 14 yılda Disney seriyi beş filme tamamladı ve beşinci film Karayip Korsanları; Salazar’ın İntikamı bu hafta vizyona girdi. Bu defa da filmin formülü önceki filmlerle neredeyse tamamen aynı. Her zaman olduğu…
görsellik - 8
yönetmen - 6.5
Senaryo - 6
kurgu - 6.5
oyunculuk - 6.5
müzik kullanımı - 7

6.8

User Rating: Be the first one !

Gore Verbinski tarafından yönetilen, Johnny Depp, Orlando Bloom ve de Keira Knightley’in başrollerini paylaştığı Walt Disney yapımı macera filmi Karayip Korsanları: Siyah inci’nin Laneti 2003 yılında vizyona girdiğinde çok beğenilmiş, kaybolmuş bir tür olan korsan filmlerine adeta yeniden hayat vermişti. Gişede yapımcıların yüzünü fazlasıyla güldüren filmin kurduğu hayli zengin ve özgün dünya, ayrıksı karakterleri, mizahi yaklaşımı ve eğlenceli aksiyon sahneleri ile yakaladığı bu başarıdan sonra seriye dönüşmesi kaçınılmazdı. Geçen 14 yılda Disney seriyi beş filme tamamladı ve beşinci film Karayip Korsanları; Salazar’ın İntikamı bu hafta vizyona girdi.

Bu defa da filmin formülü önceki filmlerle neredeyse tamamen aynı. Her zaman olduğu gibi bir lanet, laneti bozmak için bulunması gereken bir obje, bir güzel ve dik başlı kız, bir saf, yakışıklı, idealist genç, bir yeni,karizmatik, tercihen lanetli ve Jake’e düşman kötü adam ve tabii ki her daim ilmeğin ucundan kıl payı kaçan Kaptan Jack Sparrow var filmde. Salazar’ın İntikamı bir sonraki kuşağa atlayarak Will’in oğlu Henry(Brenton Thwaites)’nin hikayesini anlatıyor. Böylece hem Will ve Elizabeth’in yarım kalan hikayesini sonlandırma fırsatı bulurak serinin sadık hayranlarının gönlünü alıyor, hem de yeniyetme bir gence antikahramandan bir mentor atayarak fikir olarak filme yeterli yeni malzeme sağlıyor. Ancak bu malzemeyi en azından öykü bazında iyi değerlendirebildiğini söylemek zor. Mesela film rahatlıkla en ünlü korsan hikayelerinden biri olan Define Adası’nın serbest, eğlenceli bir uyarlaması haline getirilebilir, temeli sağlam olsa da üstüne epey kat çıkılan binaya birkaç taşıyıcı kolon eklemek adına Henry, Jake ve tabii Carina’nın ilişkilerine biraz kafa yorup zaman harcanabilirdi. Bu tutan formülün rehavetinden olsa gerek, filmin senaryosu öylesine çalakalem ki Jake ile Henry başta olmak üzere herhangi iki karakterin birbiriyle ilişkisini inandırıcı kılma ve ya geliştirme zahmetine hiç girmiyor.

Artık sinema tarihine mal olmuş bir karakter olsa da, Johnny Deep onu hala aynı başarı ve nüktedanlıkla canlandırsa da Jake Sparrow karakteri yıllardır arpa boyu yol gidemediği için belki biraz da hikayenin dağınıklığından sanki geri plana düşüyor. Diğer başrollere gelince, filme kötü adam kontenjanından eklenen Javier Bardem(Salazar)yüzündeki ağır makyajla bile son derece etkileyici ama serinin geleceği olabilecek genç yıldızlar Kaya Scodelario ve Brenton Thwaites biraz da zayıf senaryonun kurbanı olduklarından ne karakterlerini seyirciye tam geçirebiliyorlar ne de çift olarak Will ve Elizabeth’in aşkının inandırıcılığının yanına yaklaşabiliyorlar ne yazık ki.

Film hikayesini anlatırken ara ara zayıf senaryosunun ve kurgusunun etkisiyle tempo sorunları da yaşıyor. Örneğin Salazar ile Sparrow’un hikayesi iki hoş sürprizine rağmen tam aksiyona kaptırıp gideceğimiz noktada ağır temposu ile adeta filmin ayaklarına dolanıyor. Mizah dozunun da Sparrow’u, hayaletleri, korsanların aptallığını ve maymunu kanıksadığımız düşünüldüğünde öncüllerinin çok altında kaldığı söylemek yanlış olmaz.


Salazar’ın İntikamı yine de tüm bu olumsuzluklarına rağmen korsan filmlerine, Karayip Korsanları’na dair sevdiğimiz hemen hemen bütün ayrıntıları barındıran o tanıdık, etkileyici görsel efektlerle süslü atmosferi oluşturmayı başarıyor. Aksiyon sahneleri de ilk iki filmdeki kadar özgün olmamakla beraber oldukça başarılı, oyalayıcı ve eğlenceli. Evet bu sahneler önceden başka filmlerde görmüş olduğumuz aksiyon sahneleriyle yer yer benzerlikler gösteriyor ama giyotin sahnesi, Jaws göndermesi ve Salazar’ın gemisinin değişen tasarımı gibi gayet iyi fikirler de içeriyor. Yani Karayip Korsanları; Salazar’ın intikamı aksiyon sahnelerini kendi sıradışı evrenine uydurmayı başarıyor. Sadece bu sahnelerin etkisini arttıran, filmin başarısına büyük katkısı olan tema müziğinin filmin çoğu kısmında alıştığımız baskınlıkta kullanılmamasının biraz hayal kırıklığı yarattığı söylenebilir.

Sonuç olarak; Gore Verbinski’nin filmleri yönetmeyi bırakmasından sonra eski ihtişamından çok şey yitirse de film sağlam temeller üzerine kurulan, özgün fikirlerle ve karakterlerle desteklenen Karayip Korsanları evreninin ekmeğini yemeğe devam ederek belli bir düzeyi tutturuyor ve eğlenceli bir seyirlik olmayı başarıyor. Kanımca seri hala işin içine özenli bir kurgu ve senaryo çalışması girdiğinde rahatlıkla bir basamak daha atlayabilecek potansiyele de sahip. İnsan bu kadar sevilen, sinemaseverin bağrına bağrına bastığı ve gişede de ödüllendirdiği bir serinin belki de karakterlerinin çatışmalarını ön plana çıkarıp eğlenceden ödün vermeksizin dramatik yapısını güçlendirerek biraz risk almasının zamanı gelmiştir diye düşünmeden edemiyor, iyi seyirler…

  • bariner

    iletişim sayfanız var da ben mi göremedim acaba ?

    • serdar aksoy

      Merhabalar sitemizde yaşanan sorun yüzünden iletişim sayfamız görünürden kalkmış. Konu hakkında aksoyserdar9@gmail.com adresine mail atabilirseniz seviniriz. Geri bildirim için teşekkürler.

Yazılarımızdan haberdar olmak için abonemiz olun.