Menü

OKJA; FİLM ELEŞTİRİSİ

Netflix’in ünlü yönetmen ve oyuncularla çalışması ve filmlerini saygın festivallere kabul ettirmesi etrafında dönen tartışmalar alevlenedursun artık bu şirketi film endüstrisinin ne maddi ne de sanatsal yönünden ayrı düşünmek oldukça zor. Hatta yakaladığı büyük başarı ve yayılma hızı düşünüldüğünde kısa süre sonra sistemin lokomotifi haline gelmesi kaçınılmaz olacak gibi görünüyor. Bu tartışmaların odağında bulunan film, Okja Cannes film festivalinde yarışmasının ardından vizyona girmeden Netflix’de yayınlandı. Cannes film festivalinde yarışan bir filmi bu kadar erken izleyebilme fırsatını bulmak biz sinemaseverlerin itiraz edebileceği bir konu değil doğrusu ama bunun belki de uzun vadede perdede film izleme keyfinden vazgeçmenin zeminini hazırlayabileceği düşüncesi oldukça…
yönetmen - 6.5
senaryo - 6
müzik - 5
görsellik - 7
kurgu - 6.5
oyunculuk - 6

6.2

User Rating: 3.65 ( 1 votes)

Netflix’in ünlü yönetmen ve oyuncularla çalışması ve filmlerini saygın festivallere kabul ettirmesi etrafında dönen tartışmalar alevlenedursun artık bu şirketi film endüstrisinin ne maddi ne de sanatsal yönünden ayrı düşünmek oldukça zor. Hatta yakaladığı büyük başarı ve yayılma hızı düşünüldüğünde kısa süre sonra sistemin lokomotifi haline gelmesi kaçınılmaz olacak gibi görünüyor. Bu tartışmaların odağında bulunan film, Okja Cannes film festivalinde yarışmasının ardından vizyona girmeden Netflix’de yayınlandı.
Cannes film festivalinde yarışan bir filmi bu kadar erken izleyebilme fırsatını bulmak biz sinemaseverlerin itiraz edebileceği bir konu değil doğrusu ama bunun belki de uzun vadede perdede film izleme keyfinden vazgeçmenin zeminini hazırlayabileceği düşüncesi oldukça rahatsız edici.

Filmografisinde Snowpiercer(2013), Yaratık(2006) gibi oldukça dikkat çekici filmler bulunan Bong Joon-ho tarafından yönetilen Okja başrolüne Güney Koreli bir kız çocuğu yerleştirse de Jake Gyllenhaal, Tilda Swinton, Paul Dano gibi günümüzün prestijli aktörlerini oldukça sıra dışı yan rollerde izleme fırsatı sunuyor.
Dünya nüfusunun açlık sınırına geldiği bir gelecekte geçen Okja, güçlü bir şirket tarafından üretilen(!) bir domuz/fil karışımı canlı türünün 26 yavrusunun dünyanın çeşitli bölgelerine gönderilerek gelişimlerinin beklenmesi ve tanıtım amacıyla on yıl sonrasında bu hayvanlardan en sağlıklısına ödül verilmesini konu alıyor. Bu sevimli yaratıklardan biri olan Okja Güney Kore’de mütevazi bir çiftçinin, Meji’nin büyükbabasının yanında büyüyor ve anne babası olmayan 13-14 yaşlarındaki Meji’nin en yakın dostu haline geliyor. Tabii şirket on yılın sonunda Okja’yı koparıp alınca Meji için onu kurtarmak neredeyse bir ölüm kalım mücadelesine dönüşüyor.

Filmin açılış kısmında Okja ve Meji ikilisinin doğadaki uyumlarını anlatan sahneler oldukça sevimli ve inandırıcı. Sonrasındaki aksiyon sahneleri de yer yer eğlenceli ancak bu sahnelerdeki sıra dışı müzik tercihleri tartışılabilir. Film geneline yayılan absürd mizah anlayışı da özellikle fazlasıyla karikatürize kötü adamları nedeniyle zaman zaman itici bir hal alıyor. Ama filmin asıl problemi kanımca açlık sınırındaki dünyanın durumundan yararlanarak kendine kar sağlamayı amaçlayan şirket üzerinden sistem eleştirisine soyunurken pazar sabahı kuşağında izlediğimiz çocuk- hayvan dostluğu filmlerini anımsatan öyküsünün üzerine bir şeyler ekleyebilmek adına ayakları yere basan bir argümandan yoksun olması. Hayvanların vahşice katleden ve bundan kar sağlayan sistem elbette ki sevimsiz ama bunun karşısına konulan bir önerme, hatta bu sistemi bile bile görmezden gelerek lezzetli etleri mideye indiren insanoğlunun iki yüzlülüğüne dokunduracak en ufak bir ima yok filmde. Aksine film suçu zengin olmak isteyen şirkete, birkaç karikatürize karaktere atarak ve bu gidişata engel olmaya çalışan son derece romantik, barışsever vegan teröristler yaratarak içimize su serpiyor, o mezbahalardan gelen etleri tüketen tüm insanları aklıyor. Tabii ki film illa ki vegan bir bakış açısı yansıtmak zorunda değil, ve evet tüm insanlığı etten vazgeçirmeye çalışmak gibi bir misyon ne akılcı ne de olası. Ama filmin etkileyici mezbaha sahneleri ile bizden merhamet beklerken, hayvanını kurtarmak için her yolu deneyen kız çocuğuna balık tutturup bir güzel kızarttırmakta hiçbir sakınca görmemesi, Okja için gösterdiği merhameti filmdeki diğer canlılardan esirgemesi de anlaşılır gibi değil.

Okja


Üstelik sistemi eleştireceğim diye yola çıkan filmin parayı olumlayan, onsuz ne kadar çabalarsak çabalayalım bir yere varamayacağımızı düşündüren sonu da ayrı tartışma konusu. Buna itiraz olarak ek sahneyi gösterecek olsak, aslında o sahnenin de acınası bir romantik çabayı yansıttığı söylenebilir.Yine de bu çaba yani şirkete engel olmaya ve Okja’yı kurtarmaya çalışan terörist(!) vegan örgütün üyelerinin iyi niyetli, idealist ve naif yaklaşımları kanımca filmin en olumlu yanlarından biri. . Bu detay filme hem sevimlilik hem de genelinden daha ince bir mizah katıyor ama Okja bu konuda da tutarlılığını tam koruyamıyor. Nazik ve her canlının iyiliğini isteyen bir adam en ufak hatada arkadaşını bir temiz dövmekte sakınca görmüyor mesela.

Oyunculuklara gelince; Aslında başrol olan Seo-Hyeon Ahn’ın o kaçma kovalamaca sırasında öne çıkan, akılda kalan pek bir özelliği yok. Filmin yıldızı Vegan grubun liderini canlandırırken soğuk ama nazik ve merhametli karakterini inandırıcı kılmayı başaran Paul Dano kanımca. Şirketin yüzü olarak iki ayrı rolde izlediğimiz Tilda Swinson ise bu abartılı rollerde karikatürize olsa da kontrolü elden kaçırmadan amaca hizmet etmeyi başarıyor. Ne yazık ki aynı şeyi Jake Gyllenhaal için söylemek oldukça zor. Sadece geçen sene bile çok iyi performanslarını izleyip hayran olduğumuz aktörün zaten abartılı olan rolü iyice abartarak neredeyse gülünç duruma düşmesi üzücü ve bu performansının bir an önce unutulması en büyük temennimiz.

Okja00540.NEF


Sonuç olarak; Çocuk-hayvan dostluğu öyküsünü sistem eleştirisine çevirmeye çalışırken hem söylem hem de tarz olarak kafası bir hayli karışmış bir film karşımızdaki. Yer yer eğlenceli, samimi olduğu anlar olsa da Cannes film festivalinde yarışmaya hak kazanan bir filmden çok daha fazlasını beklemek de hakkımız ve bu anlamda Okja’nın ciddi bir hayakırıklığı yarattığını söylemek yanlış olmaz sanırım. İyi seyirler..

Yazılarımızdan haberdar olmak için abonemiz olun.