Menü

11.22.63 Dizi Eleştirisi; İlk Beş Bölümün Ardından

Bir mini dizi olan yani 8 bölümlük tek sezon olarak planlanan 22.11.63, Stephen King’in aynı adlı romanından uyarlama. Yapımcıları arasında JJ Abrahams’ın, başrolünde James Franco’nun, yan rollerde ise Chris Cooper, Josh Duhamel gibi ünlü oyuncuların yer aldığı dizinin sadece bu isimlerle bile heyecan yaratması son derece normal. Sıradan bir lisede edebiyat öğretmeni olan Jake Epping(James Franco) eşinden yeni boşanmıştır ve boşluktadır. Her gün uğradığı kafenin sahibi, yakın dostu Al Templetton (Chris Cooper)aniden(!) kanser olur. Bu birdenbire ortaya çıkan hastalığa anlam veremeyen Jake’in ısrarlarına dayanamayan ve ömrünü adadığı amacı birine emanet etmeden ölmek istemeyen Al ona dizinin ilk iki bölümüne de…
senaryo - 7
müzik - 6
görsellik - 8
yönetmen - 7
oyunculuk - 7

7

User Rating: 3.95 ( 1 votes)

Bir mini dizi olan yani 8 bölümlük tek sezon olarak planlanan 22.11.63, Stephen King’in aynı adlı romanından uyarlama. Yapımcıları arasında JJ Abrahams’ın, başrolünde James Franco’nun, yan rollerde ise Chris Cooper, Josh Duhamel gibi ünlü oyuncuların yer aldığı dizinin sadece bu isimlerle bile heyecan yaratması son derece normal.
Sıradan bir lisede edebiyat öğretmeni olan Jake Epping(James Franco) eşinden yeni boşanmıştır ve boşluktadır. Her gün uğradığı kafenin sahibi, yakın dostu Al Templetton (Chris Cooper)aniden(!) kanser olur. Bu birdenbire ortaya çıkan hastalığa anlam veremeyen Jake’in ısrarlarına dayanamayan ve ömrünü adadığı amacı birine emanet etmeden ölmek istemeyen Al ona dizinin ilk iki bölümüne de ismini veren ‘tavşan deliğini’ gösterir. Kafenin arkasındaki bir kapı 1960 yılı Amerika’sına açılmaktadır. Al yıllardır bu geçitten geçerek Kennedy suikastini önlemeye çalışmış ancak henüz başaramamıştır. Geçmişte geçen iki yıl günümüzde sadece iki dakikaya eşdeğerdir ve kapı her daim dönebilecek şekilde açıktır. Jake başlangıçta dirense de sonunda 22.11.1963 ‘te gerçekleşecek olan suikasti önlemek için 1960 senesine gitmeyi kabul eder. Ancak Jake’in 1960 Amerika’sına alışması zaman alacaktır.

11-22-63-tv-review-amazon

1960 Amerika’sı demişken öncelikle dizinin dönem tasvirinde oldukça başarılı olduğunun hakkını verelim. Belli ki bunun için oldukça çaba harcanmış. Ancak sinematografideki ve dönem ruhunu yansıtmaktaki başarısını ne yazık ki senaryo ve dramatizasyon kısmında gösteremiyor. Açıkçası kitabı okumamış olduğumdan konunun kitapta işlenişi nasıldır bilmiyorum ama dizide anlatıldığı şekliyle tüm öykünün üzerine oturtulduğu baş karakterin motivasyonu oldukça zayıf duruyor. Üstelik en sonunda yapması gereken eğer suçluysa suikasti önleyebilmek adına Lee Harvey Oswald’ı öldürmek . Bize anlatıldığı kadarıyla, merhametli, hassas sıradan bir lise öğretmenin tarihi değiştirme umuduyla (!) katil olmayı göze almasını gerektirecek bir durum yok ortada. Sonuçta Amerika 2016 yılına refah içinde girmiş bir ülke. Anlatılan bu günde dünya yok olma tehlikesiyle karşı karşıya değil, ortada gerçekleşmiş bir üçüncü dünya savaşı falan yok. Kennedy suikasti zamanın Amerika’sı ve Amerikalıları için büyük bir travma olabilir. Ancak bu tamamen Amerika’ya özgü olan trajedi, olayı yaşamamış, günümüzde bunun sonuçlarıyla da yüzleşmemiş olan nesiller için (Amerikalı bile olsa), üzerine pek çok film yapıldığı da düşünülecek olursa dizi özelinde yeterince çekici hale getirilememiş. Bu nedenle suikasti önleyebilirse bunun geleceği nasıl değiştireceğini hatta değiştirip değiştirmeyeceği bile bilmezken Jake’in üç senesini neden 60’larda geçirmek istediğini hiç anlayamıyoruz. Bu macera sırasında birkaç kez ölüm tehlikesi atlatmasına, elini kana bulamak zorunda kalmasına rağmen yine de kendi zamanına geri dönmeyi hiç düşünmemesi, bunların psikolojik etkilerini hiç taşımıyor gibi görünmesi de cabası. Günümüzde insanlar cep telefonundan on dakika ayrılamazken siyah beyaz televizyona mahkum olmak bile çoğu kişinin zamanına dönmek istemesine sebep oluşturabilirdi.
Dizinin ilerleyen bölümlerinde nihayet Jake en azından 60’larda kalmak için beklediğimiz motivasyonu buluyor. Kendisi gibi bir öğretmene hızlıca aşık oluveriyor. Ama ne yazık ki senaryo zaten Oswald’ın peşindeki kısmıyla gerilim ve heyecan yaratmaktan uzak hatta bazen sıkıcı iken romantik kısmıyla da derinlikli ve çekici olmayı başaramıyor, başka mecralara akarak odağını iyice kaybediyor.

11/22/63 EPISODE 103a Photo Credit: Sven Frenzel

11/22/63
EPISODE 103a
Photo Credit: Sven Frenzel

James Franco Jake Epping karakterinde kullandığı olumlu yüz ifadesiyle (sevimli olsa da) zaten yaşadığı tüm olumsuzlukları kolaylıkla atlatıveren karakterini iyice yüzeyelleştiriyor. Psikopat aile babası karakterinde Josh Duhamel ise dizinin en büyük süprizi. Duhamel’i böyle oyunculuk potansiyalini ortaya koyabildiği bir rolde izlememiştik daha önce. Tek bölümde rol almasına rağmen sahici, tüyler ürperten bir karakter yaratmayı başarmış. Kanımca bu bölüm dizinin kendi içinde bir bütün oluşturabilen, gerilimi tırmandırabilen şimdiye kadarki en başarılı bölümü.
Asi, kimsesiz ve cahil ergen Billy rolündeki George Mackey ise gerek görüntüsü gerek oyunculuğuyla inandırıcı. Dizinin en etkileyici birkaç sahnesi onunla Oswald’ın Rus asıllı karısı arasında geçiyor. Ama öğretmen olması itibarıyla her daim çevresindeki genç insanlara yardım eli uzatan bir karakter olarak lanse edilen Jake’in aralarında ortaklık benzeri bir ilişki gelişmesine rağmen Billy’nin hemen hiçbir sorununu umursamaması, onu eğitmek, ona rehberlik etmekten ziyade onu adeta kullanması dizinin lehine olabilecek bir ilişkiyi hem dizinin hem de baş karakterinin aleyhine çeviriyor.

1122630004

11.22.63 O zamanların Amerika’sında siyahi insanların durumu, banliyö kültürü ve bundan doğan aile kurumuna muhafazakar yaklaşım gibi sosyal açılımlı konulara şöyle bir değiniyorsa da durum tespitinin ötesinde bir irdelemede bulunmuyor.Bir başka hayal kırıklığı da dizinin müzik kullanımı. Söz konusu 60’lar olunca dönemin ruhuna uygun müzikleri arıyor kulaklarımız ama dizi oluşturduğu bir hayli inandırıcı 60 ‘lar tasvirinde müzik kullanımı minimal düzeyde tutarak hevesimizi kursağımızda bırakıyor.

Son bölümlerde olaylar nereye evrilir bilinmez ama doğrusu ilk beş bölüm itibarıyla dağıttığı konuyu son üç bölümde toparlaması zor görünen 11.22.63, dönem ruhunu başarıyla yansıtmasına, ara ara etkileyici sahnelere imza atmasına rağmen ana karakterine fazla yatırım yapmaması ve öyküsünü sağlam bir yapı üzerine oturtamaması nedeniyle beklentimizin epey altında kalıyor.

Yazılarımızdan haberdar olmak için abonemiz olun.