Menü

Alita; Savaş Meleği Film Eleştirisi

James Cameron, yıllardır Yukito Kishiro'nun  “Gunnm” isimli manga serisinden sinemaya  uyarlamak  istediği ancak yönetmen koltuğunu en sonunda Robert Rodrigez’e emanet ettiği projesi Alita’nın  başrollerini Christoph Waltz, Jennifer Connelly, Ed Skrein, Mahershala Ali ve Keean Johnson paylaşıyor.  Filmin cyborg başkarakteri Alita’ya ise Rosa Salazar hareket yakalama teknolojisi ile başarıyla hayat veriyor. 25. yüzyılda Dr. Ido(Christoph Waltz)hurdalıkta bulduğu cyborg’a yeni bir beden ve bir isim verir. İnsan beynine sahip Alita, bundan önce kim olduğunu ve nereden geldiğini hiç hatırlamamaktadır. 300 yıl önce her şeyin yok olduğu savaştan geriye insanların sefalet içinde yaşadıkları yeryüzündeki Iron city ve gökyüzünde seçilmişlerin yaşadığı  son şehir Zalem…
yönetmen - 7
senaryo - 5
görsellik - 8
oyunculuk - 5.5
kurgu - 6.5
Müzik - 6.5

6.4

User Rating: Be the first one !

James Cameron, yıllardır Yukito Kishiro’nun  “Gunnm” isimli manga serisinden sinemaya  uyarlamak  istediği ancak yönetmen koltuğunu en sonunda Robert Rodrigez’e emanet ettiği projesi Alita’nın  başrollerini Christoph Waltz, Jennifer Connelly, Ed Skrein, Mahershala Ali ve Keean Johnson paylaşıyor.  Filmin cyborg başkarakteri Alita’ya ise Rosa Salazar hareket yakalama teknolojisi ile başarıyla hayat veriyor.

25. yüzyılda Dr. Ido(Christoph Waltz)hurdalıkta bulduğu cyborg’a yeni bir beden ve bir isim verir. İnsan beynine sahip Alita, bundan önce kim olduğunu ve nereden geldiğini hiç hatırlamamaktadır. 300 yıl önce her şeyin yok olduğu savaştan geriye insanların sefalet içinde yaşadıkları yeryüzündeki Iron city ve gökyüzünde seçilmişlerin yaşadığı  son şehir Zalem kalmıştır. Alita gün geçtikçe olağanüstü bir savaşçı olduğunu keşfetmeye başlar.  Kendine yeni bir hayat kurmaya çalışırken bir yandan da geçmişini hatırlamak için elinden geleni yapar.

Alita; Savaş Meleği öncelikle elbette son teknolojiyi kullanan, büyük bütçeli bir aksiyon filmi. Hakkını vermek gerekir ki gerek hareket yakalama teknolojisi ile oluşturulan başkarakteri, gerekse aksiyon kısımları oldukça da başarılı.  Özellikle motorball adı verilen oyunun yer aldığı kısımlarda ve dövüş sahnelerinde filmin seyir zevki oldukça yüksek.
Film set ve kostüm tasarımları tasarımı ile tamamen özgün değilse de farklı bir hava yakalamayı başarıyor. Ele aldığı konuya gelince çizgi roman olarak 90’larda  daha ilgi çekici olabileceği düşünülebilir belki ama   günümüzde bir apokaliptik bilimkurgu olarak özgün bir bakış açısına  sahip olduğunu veya  izlemediğimiz bir şey anlattığını söyleyemeyiz. Alita özellikle Zalem’in yarattığı cast sistemi ile Elysium’u, bir halk kahramanına dönüşen genç kızın büyüme öyküsü ile de Açlık Oyunlarını hatırlatıyor ve daha pek çok bilindik hikayeden de esintiler içeriyor. Ancak film bunları örneğin Ready player one gibi akıllıca kullanıp hikayeyi beslemek yerine ’ben  bunu izlemiştim’  hissinin oluşmasına yol açıyor. Ayrıca ne yazık ki  Alita’nın dramatik zemini, karakter motivasyonu ve olay örgüsünde de çok ama çok ciddi sorunları var. Bunlardan en fazla öne çıkanının hikayenin odaksızlığı olduğu söylenebilir. Üstün teknolojiye sahip bir savaş cyborg’u olsa da temelde kendisini arayan bir genç kız olan Alita’nın amacının ne olduğuna, nereye varmak istediğine dair herşey belli belirsiz. Bunun sebebi belki filmin çizgi romandaki hikayenin sadece bir kısmını anlatıyor olması olabilir. Ancak yine de filmin kendi içinde bir bütün oluşturma sorunu özellikle son kısımda hayal kırıklığı yaratıyor.

Robert Rodrigez’in hiperaktif, çocuksu  yönetmenliği filmin sonuna kadar hiç sıkılmadan izlenmesini sağlıyor ama aynı zamanda hikayenin odaksız ve derinlikten yoksun olan senaryosunun zaafını da iyice belirginleştiriyor. Filmin duygusal yanını oluşturması gereken Alita’nın Dr. Ido ile otorite sorunları, baba meselesi, Chiren(Jennifer Connelly)karakterinin  değişimi,  Alita’nın Hugo ile aşkı gibi yan hikayeler de maalesef hiç çalışmıyor. İlk tanıştıkları kısımlarda inandırıcı olabilecek gibi duran, aslında dramatik olarak ciddi bir potansiyel de barındıran  Hugo ile Alita’nın aşkı film ilerledikçe işlevsiz hatta neredeyse komik hale geliyor.

Filmin kötü adam kontenjanı da  karmakarışık. Ed Skerin’in hayat verdiği  avcı-savaşçı Zapan, Mahershala Ali tarafından canlandırılan Vector, filmin asıl kötüsü olsa da hikayedeki yeri çok kısıtlı olan Nova veya diğer avcı savaşçılar aksiyona zemin hazırlasalar da derinlikli bir çatışma yaratmaktan çok uzak karakterler. Oyunculuklara gelince epey hasarlı senaryo ve diyalogları da hesaba katıldığında, yıldız isimlerin iyi niyetine rağmen ancak vasat olarak değerlendirilebilir.

ed-skrein-alita-battle-angel

Sonuç olarak, Alita, Savaş Meleği son derece eğlenceli ve başarılı aksiyon sahneleri içeriyor ve   günümüz teknolojisini  en iyi şekilde kullanıyor olsa da, demode ve dağınık hikayesi, derinliksiz karakterleri ve iyi kurulmamış dramatik çatışmaları  nedeniyle beklentiyi karşılayamıyor ve elimizde hızlı, kolay tüketilen bir seyirlik kalıyor demek sanırım yanlış olmaz, iyi seyirler…

Yazılarımızdan haberdar olmak için abonemiz olun.