Menü

American Animals(Amerikan Soygunu)Film Eleştirisi

Belgesel filmleri ile tanınan ve özellikle 2012 yılında çektiği The Imposter(Hayat Avcısı) ile beğeni toplayan yapımcı/yönetmen Bart Layton  tarafından yönetilen ve başrollerini Evan Peters, Barry Keoghan, Blake Jenner, Jared Abrahamson ve Ann Dowd paylaştığı Amerikan Soygunu 2004 yılında Kentucky'deki Transylvania Üniversitesi’nin kütüphanesini soyan dört üniversite öğrencisinin öyküsünü anlatıyor. Film daha açılış sahnesinde filmin tamamen gerçek bir olayı anlattığına vurgu yapmayı ihmal etmiyor. Sanat eğitimi alan Spencer Reinhard( Barry Keoghan), tekdüze giden hayatının sanatını yüceltmesinin mümkün olmadığını düşündüğünden Üniversitenin kütüphanesindeki eski orijinal kitapları çalarak hayatına renk katmak gibi çılgın bir fikre kapılır. Yakın arkadaşı Warren'ın da (Evan Peters) desteğiyle soygun planları…
yönetmen - 7.5
senaryo - 7
görsellik - 7
oyunculuk - 7
müzik - 7
kurgu - 8

7.3

User Rating: Be the first one !

Belgesel filmleri ile tanınan ve özellikle 2012 yılında çektiği The Imposter(Hayat Avcısı) ile beğeni toplayan yapımcı/yönetmen Bart Layton  tarafından yönetilen ve başrollerini Evan Peters, Barry Keoghan, Blake Jenner, Jared Abrahamson ve Ann Dowd paylaştığı Amerikan Soygunu 2004 yılında Kentucky’deki Transylvania Üniversitesi’nin kütüphanesini soyan dört üniversite öğrencisinin öyküsünü anlatıyor. Film daha açılış sahnesinde filmin tamamen gerçek bir olayı anlattığına vurgu yapmayı ihmal etmiyor.

Sanat eğitimi alan Spencer Reinhard( Barry Keoghan), tekdüze giden hayatının sanatını yüceltmesinin mümkün olmadığını düşündüğünden Üniversitenin kütüphanesindeki eski orijinal kitapları çalarak hayatına renk katmak gibi çılgın bir fikre kapılır. Yakın arkadaşı Warren’ın da (Evan Peters) desteğiyle soygun planları yapmaya başlar. Ancak planlarını gerçekleştirebilmek için iki kişiye daha ihtiyaçları vardır. Zengin bir aileden gelen Chas (Blake Jenner) ve aslında FBI ajanı olmak isteyen Erik Borsuk’u(Jared Abrahamson) da kandırmayı başarırlar ama hiçbir şey planladıkları gibi gitmeyecektir.

Bu klasik hikayeye rağmen American Animals klasik bir macera yada soygun filmi değil ama özellikle ilk yarısındaki akıcı kurgusu, işleyen senaryosu, müzikleri ve aralara serpiştirdiği hikayenin gerçek kahramanlarının duygu ve düşüncelerini yansıtan söyleşi formatındaki  sahneleri sayesinde  belgesele yakın duran hikaye anlatımı ile seyirciyi kolayca yakalıyor. Bu anlamda özellikle açılış kısmı görselliği ve kurgusu ile hem özgün hem de merak uyandırıcı. Sonrasında da Spencer ve Warren arasında geçen hazırlık aşamasını anlatırken, onların (gerçek Warren ve Spencer’ın) bakış açılarını, duygu ve düşüncelerini, hatta aile yapılarını bile karakterleri destekleyecek şekilde öyküsüne  yedirmeyi başarıyor.  Olaya sonradan dahil olan Chas ve Erik’in motivasyonları biraz havada kalsa da soygunun çocuksu, absürd doğası gereği en azından bir süre film neredeyse eğlenceli bir çizgide ilerliyor. Ancak ne yazık ki American Animals’ın en önemli dezavantajı  bu soygunun üstelik 15 yıl gibi nispeten kısa bir süre önce birebir gerçekleşmiş olması. Yönetmenin bu konudaki hassasiyeti elbette anlaşılabilir. Soyguncuları kahramanlaştırmak, olayı güzellemek tehlikesinin savuşturulmuş olması önemli ama eğer bu kurmaca bir öykü olsaydı film ilk bir saatine yansıyan mizah duygusunu sürdürebilir, karakterlerinin potansiyellerini, aralarındaki çatışmaları sonuna kadar kullanabilir, olayın gerçek faillerinin pişmanlıklarına yaptığı abartılı vurgu nedeniyle özellikle sonlara doğru bir kamu spotu haline dönüşmekten kurtulabilirdi diye düşünmemek te imkansız.

Filmin başrollerini paylaşan dört aktörün performansı da iyi ancak X-Men’in Flash’ı olarak hatırlayabileceğiniz Evan Peters, filmin en egzantrik karakteri Warren’ı öyle dinamik ve hevesle canlandırıyor ki gerçek Warren’ın bile onun bu oyunculuğunun gölgesinde kaldığı söylenebilir.

 Sonuç olarak, American Animals özendirici olma tehlikesi nedeniyle sonlara doğru fazlaca didaktik ve doğrucu tutumu nedeniyle akıcılığını kaybetse de sadece olayın gerçek kahramanlarını filme dahil ederek yakaladığı  belgeselvari anlatımı için bile kesinlikle ilgiyi hak ediyor, iyi seyirler…

Yazılarımızdan haberdar olmak için abonemiz olun.