Menü

Arrival Film Eleştirisi

Arrival yönetmenliğini Scario, İncendies, Prisoners gibi filmlerinden tanıdığımız Denis Villeneuve’nun üstlendiği, başlıca rollerini Amy Adams, Jeremy Renner, Forest Whitaker’ın paylaştığı sıradışı bir bilimkurgu filmi. Sıradışı olmasının en önemli nedeni ise bir uzaylı istilası anlatmasına karşın öyküsünü savaş yerine iletişim üzerine kuruyor olması. Film en başında dil uzmanı Louise Banks’ın (Adams) çocuğunu amansız bir hastalıktan kaybetmesini anlatıyor bize. Uzaylıların gelişinden sonra Banks ve fizikçi Ian Donelly(Renner) Amerikan hükümeti tarafından dünyanın farklı on iki noktasına konuşlanmalarına rağmen dünyayı yok etmeye çalışmayan, aksine iletişim fırsatı yaratan uzaylılarla anlaşmanın yolunu bulmak üzere görevlendiriliyor. Başlangıçta uzaylıların konuşlandığı noktalardaki hükümetler birbirleriyle iletişim halinde olup bilgi paylaşsa…
Oyunculuk - 8
yönetmen - 8.5
müzik - 8.5
görsellik - 9
kurgu - 8

8.4

User Rating: 3.75 ( 2 votes)

Arrival yönetmenliğini Scario, İncendies, Prisoners gibi filmlerinden tanıdığımız Denis Villeneuve’nun üstlendiği, başlıca rollerini Amy Adams, Jeremy Renner, Forest Whitaker’ın paylaştığı sıradışı bir bilimkurgu filmi. Sıradışı olmasının en önemli nedeni ise bir uzaylı istilası anlatmasına karşın öyküsünü savaş yerine iletişim üzerine kuruyor olması.

arrival-5

Film en başında dil uzmanı Louise Banks’ın (Adams) çocuğunu amansız bir hastalıktan kaybetmesini anlatıyor bize. Uzaylıların gelişinden sonra Banks ve fizikçi Ian Donelly(Renner) Amerikan hükümeti tarafından dünyanın farklı on iki noktasına konuşlanmalarına rağmen dünyayı yok etmeye çalışmayan, aksine iletişim fırsatı yaratan uzaylılarla anlaşmanın yolunu bulmak üzere görevlendiriliyor. Başlangıçta uzaylıların konuşlandığı noktalardaki hükümetler birbirleriyle iletişim halinde olup bilgi paylaşsa da bu ortak ‘düşmana’ karşı alacakları tavırda elbette ki anlaşamayıp bir noktada ipleri koparıyorlar. Burada filmin amacı şu ülke faşist ve ya militarist demek değil kanımca. Tabii ki bu bir Amerikan filmi ama film sadece başkahramanına bu konuda iltimas geçiyor gibi, o olmasa Amerika çoktan saldırıya geçecek zaten. Yani film Amerika dünyaya karşı değil, bir birey (Louise) Amerika dahil, dünyaya karşı haline getiriyor meseleyi. Bu şekilde bakıldığında(Ben böyle baktım) filmin vermeyi amaçladığı iletişim mesajı da elbette daha fazla anlam kazanıyor.

arrival5

Arrival barışçıl bir yol arayan iki bilim adamının yaşadıklarını en başından itibaren görüntü yönetimi, müziği, ses ve kurgusu ile neredeyse kusursuz anlatıyor. Onlar kadar merak duymamızı, etkilenmemizi ve tabii onlar kadar gerilmemizi sağlayarak filmi izleyenlere de aynı deneyimi yaşatmayı başarıyor. Louise yavaş yavaş cama benzer bir maddenin arkasından gördüğü uzaylılarla anlaşmanın yolunu bulurken bir taraftan da tuhaf rüyalarla boğuşuyor. Film dünyayı tanımlama şeklimizin, zamanı bile algılayışımızın tamamen kullandığımız dil üzerinden olduğu hipotezinden hareketle iletişimin açabileceği yeni ufukları kendine göre tanımlıyor. Meramını anlatırken kullandığı uzay gemisinin, uzaylıların iletişim şekli ve cümlelerin tasarımı hem görsel açıdan hem de buluş olarak hayranlık uyandırıcı. Arrival cümlelerinin tamamladığı çemberi hayat döngüsüyle özdeşleştirip döngüsünü tamamlamaya çalışan insana vararak hipotezini bize Louise’in yaşamı, yaşanmışlıkları ve yaşayacakları üzerinden anlatıyor. Sonunda vardığı nokta ise bir bakış açısından kadercilik gibi okunabilir çünkü o çember sadece ve sadece tek bir şekilde tamamlanabilir. Ama filmin tercihini bu yönde kullanması bütünlüğünü bozmuyor ve anlatmaya çalıştıklarına zarar vermiyor.Bu söylemi kabul etmediğiniz taktirde kafanızda oluşan soru işaretleri belki de başka filmlerin konusudur…

maxresdefault

Oyunculuklara gelince film zaten tamamen Louise üzerine kurulu ve zamanımızın en yetenekli oyuncularından bir olan Amy Adams rolün hakkını sonuna kadar veriyor. Diğer rollerdeki oyuncular da iyi ama Renner’ın fizikçi karakteri sanki biraz geri planda kalıyor. Ön plana çıkarılması hem oyunculuk hem de bilimsel alt metin anlamında filme katkı sağlayabilirdi.
Sonuç olarak Arrival, uzun zamandır görmediğimiz kadar orijinal bir fikri müziği, görüntü yönetimi, oyunculuğu ve kurgusu ile oya gibi işleyip şekillendiren, kişisel manada bir trajediye bel bağlamasına rağmen bunu zarif ve inandırıcı bir şekilde senaryosuna yediren, hala dünyadan umudu kesmeyerek iletişime inanan ve barışa bir şans verin diyen bir film. Daha ne olsun…Kesinlikle kaçırmayın, iyi seyirler..

Yazılarımızdan haberdar olmak için abonemiz olun.