Menü

Black Mirror 5. sezon Eleştirisi

İlk sezonları ile  insanoğlunun imkansızı oldurmayı başarsa da bu sayede küçülen dünyada  yan komşusu ile iletişimini kaybederken sosyal medyanın ve kendi geliştirdiği teknolojinin  kölesi haline gelerek  kişisel sınırları yitirmesine  çok çarpıcı  bir ayna olan Black Mirror ne yazık ki son iki sezonunda bu çizgisinden epey sapmış, yine  oldukça iyi çıkış noktaları yakalasa da açık uçlu hikaye anlatımından vazgeçerek  sanki öğüt verir, seyircisini teknolojiyle korkutur hale gelmişti. 21. Yüzyıl itibarıyla hayatımızı kolaylaştıran, yeni ufuklar açan  teknolojiden vazgeçmek söz konusu olmadığına göre bunun ahlaki, sosyolojik ve psikolojik etkilerini de  bu kadar basite indirgeyip, tek yönlü ele almak doğrusu Black Mirror’un eline epey zayıflattı. Dünya genelinde seyirciler  ilk sezonların ve iyi fikirlerin hatırına diziyi  izlemeye devam edip her sezon daha çok hayal kırıklığı yaşarken son sezonda da maalesef durum değişmedi hatta katmerlendi.

Striking Vipers; 6/10

Danny(AnthonyMackie) ve Karl’ın (Yahya Abdul-Mateen II) üniversite yıllarında yakın olan ama artık  seyrek görüşen iki arkadaştır. Bu biri evli-çocuklu, diğeri bekar  iki maskülen  erkeğin ilişkisi Karl’ın Danny’e doğum gününde hediye ettiği interaktif bir oyunu oynamaya başlamaları ile  kökten değişir. Sosyal medya iletişiminin insan ilişkilerinin yerini alma hızına bakılırsa yakın bir gelecekte sanal deneyimlerin gerçek deneyimlerin yerini alma olasılığının bir hayli yüksek olduğunu düşünmek sanırım hata olmaz. Daha önce bir çok dizi ve filmde bu konu ele alınmış olsa da aslında  Striking Vipers konuyu beden algısı ve cinsel yönelim üzerinden ele alarak ilgi çekmeyi başarıyor. Her (2013) aşkı dokunmaktan arındırarak inandırıcı kılmayı başarmış, seyirciyi ahlaki, psikolojik ve sosyolojik pek çok soru ile baş başa bırakmıştı. İşin beden algısı kısmına geldiğimizde ise örneğin Avatar(2009)sanal bir bedende yaşamayı yeğleyen, bu sayede fiziksel kusurlarından kurtulup özgürleşen bir adamın öyküsünü anlatıyordu. İşte Striking Vipers bu iki fikrin ortasında kalan daha karanlık bir noktaya dikkat çekiyor. Aşkı, cinselliği farklı kimlikle hatta farklı bir cinsiyetle yaşayabilme özgürlüğünün cinsiyetimize ve bedenimize bakış açımızı, yaşam tarzımızı ne kadar etkileyeceği, sanal ortamda yaşananların gerçek hayatın gerçekliğini tahtından indirip indiremeyeceğini sorguluyor. Buraya kadar cesurca gelip son derece ilgi çekici olan  hikaye ne yazık ki son düzlükte yine teknoloji sayesinde varılan noktayı irdelemek yerine yargılıyor ve olayı yasak aşk ya da zararlı bir alışkanlık düzeyine indirgiyor. İşin komiği  çok insafsız da değil yani ara sıra bir kaçamağa da izin veriyor.

Smithereens; 4/10

Bir taksi şöforü bir şirketin önünden aldığı yolcuyu kaçırır ve rehin alır. Tek istediği popüler bir sosyal medya sitesini yaratmış olan kişiyle, Smitherens adlı şirketin sahibi ile konuşmaktır. Bu bölüm itibarıyla Black Mirror’un teknoloji ve sosyal medya eleştirisinin vardığı nokta gerçekten de içler acısı. Smitherens tüm Black Mirror bölümleri içinde belki de en sıradan fikre sahip, en kolaycı bölüm, adeta bir kamu spotu. Buna ek olarak dizinin daha en başından beri kendisine hayran bırakan açık uç formatının Smitherens’te bu kadar acemice  kullanılması, Charlie Booker’ın kendi yarattığı formattan  bu kadar uzağa düşmesi de inanılır gibi değil. Bölümün tek artısı diğer iki bölüme göre rehine krizi  nedeniyle biraz daha heyecanla izlenebiliyor olması diyebiliriz  belki.

Rachel, Jack and Ashley Too; 3/10

Asley(Miley Cirus)teyzesi ile yaşayan çok ünlü, genç bir popstardır. Hayranlarından annesini yeni yitirmiş olan Rachel ise piyasaya çıkan Asley robotu ile yalnızlığından kurtulmaya çalışmaktadır. Bu sırada teyzesinin manüple ettiği, manasız hayatından bunalan Asley kaçmaya çalışırken yakalanır.  Teyzesi onu medikal bir komaya sokar ve yeni geliştirilen bir teknoloji ile beyninden yazdığı şarkıları alarak düzenler, hatta sahnede hologramına söyleterek efsanesini devam ettirir. Rachel ve ablası Jack, Asley robotu sayesinde Asley’in düştüğü durumu fark eder ve ona yardım etmeye çalışır. Sizin de farkına vardığınız gibi bu bölüm de klasik lise ezikliğinden kurtulmaya çabalama ve hayallerinin peşinden gitme üzerine kurulmuş yüzlerce Amerikan lise dramasından fazlası değil. Üstelik anlatım olarak ta ileri derecede yavan ve renksiz.

Yazılarımızdan haberdar olmak için abonemiz olun.