Menü

Dark; Dizi Eleştirisi; İlk Sezonun Ardından

Netflix’in on bölüm olarak yayınladığı ilk orijinal Alman Dizisi olan Dark’ın senaryosu Jantje Friese ve geçtiğimiz yılların özellikle zekice kaleme alınmış senaryosu ile ses getiren filmi Who am I’ ın(2014) senaristi olarak hatırlayabileceğiniz Baran bo Odar tarafından yazılmış. Oyuncu kadrosu Louis Hofmann, Oliver Masucci, Karoline Eichhorn, Jördis Triebel, Maja Schöne, Stephan Kampwirth, Daan Lennard Liebrenz, Andreas Pietschmann, Deborah Kaufmann ve Tatja Seibt gibi aslında ülkemizde fazla tanınmayan Alman oyunculardan oluşuyor. Orjinal dilinde yani Almanca olarak yayınlanan diziye uyum sağlamak bu nedenle kimi izleyici için güç olsa da bu bocalama doğrusu pek fazla uzun sürmüyor. Dark ilginç konusu, gerilimli atmosferi, iyi…
yönetmenlik - 7.5
görsellik - 8
müzik - 8
oyunculuk - 7
senaryo - 7.5
kurgu - 7

7.5

User Rating: 4.6 ( 3 votes)

Netflix’in on bölüm olarak yayınladığı ilk orijinal Alman Dizisi olan Dark’ın senaryosu Jantje Friese ve geçtiğimiz yılların özellikle zekice kaleme alınmış senaryosu ile ses getiren filmi Who am I’ ın(2014) senaristi olarak hatırlayabileceğiniz Baran bo Odar tarafından yazılmış. Oyuncu kadrosu Louis Hofmann, Oliver Masucci, Karoline Eichhorn, Jördis Triebel, Maja Schöne, Stephan Kampwirth, Daan Lennard Liebrenz, Andreas Pietschmann, Deborah Kaufmann ve Tatja Seibt gibi aslında ülkemizde fazla tanınmayan Alman oyunculardan oluşuyor. Orjinal dilinde yani Almanca olarak yayınlanan diziye uyum sağlamak bu nedenle kimi izleyici için güç olsa da bu bocalama doğrusu pek fazla uzun sürmüyor. Dark ilginç konusu, gerilimli atmosferi, iyi oyunculukları ile sizi tavlıyor ve uyandırdığı merak duygusuyla peşinden on bölüm rahatlıkla sürüklüyor.

Dark, sakinlerinin birbirlerini yıllardır tanıdığı, sınırları içinde bir nükleer santral bulunduran, Almanya’nın Winden isimli küçük, kasvetli bir kasabasında geçiyor. Kasabanın ergenlik çağındaki gençlerinden biri günlerdir kayıp. Uyuşturucu satan bu gencin zulasını aramak için ormanın içindeki madene giden bir grup gençten biri, polis şefi Ulrich’in küçük oğlu Mikkel de ortadan kayboluyor ve tüm kasaba gençleri bulmak için seferber olurken Ulrich’in erkek kardeşinin de yıllar önce aynı şekilde kaybolmuş olduğunu öğreniyoruz. Bölümler ilerledikçe kasabada voltaj gelgitleri, kuş ve koyunların toplu ölümleri gibi başka gizemli olaylar da yaşanmaya başlıyor.

Küçük kasaba, kaybolan çocuklar, tekinsiz yerler itibarıyla Stranger Things’e benzetilen dizinin, bu benzerliklere katılmamak mümkün olmamakla birlikte damakta bıraktığı tat son derece farklı. Stranger Things’in tekinsizliğinin arkasına gizlenmiş romantizmi, çocuksuluğu ve espri anlayışından eser yok Dark’ta. Bunların yerine olayların geçtiği kasabanın gizemli, soğuk, karanlık ve rahatsız edici atmosferi birebir izleyiciye geçiyor ve sanki hiç durmadan yağan yağmur bile dizinin bir parçası haline geliyor. Bu atmosferi kusursuz şekilde tamamlayan Ben Frost imzalı tema müziği de gerilimin tırmanmasına büyük katkı sağlıyor. Bir tek çok yerinde hamlelerle araya serpiştirdiği 80’ler şarkıları kulağımızın pasını giderip biraz gülümsetmeyi başarıyor.

Anlatmaya soyunduğu öykü öyle komplike ki, Dark öyle ayaklarınızı uzatarak rahatça seyredebileceğiniz bir dizi değil. Tutturduğu ağır tempo diziye yük olmak şöyle dursun aksine seyirciye olayları bir nebze sindirme fırsatı yaratıyor. Çünkü serim kısmında birbiri ardına tanıştığımız karakterleri ve birbirleri arasındaki ilişkileri bile akılda tutmaya çalışmak başlı başına bir efor gerektiriyor. Bölümler ilerledikçe bu efor azalır sanıyorsunuz ama aksine karakterlerin sayısı artarken aralarındaki ilişkiler de gitgide daha karmaşık hale geliyor. Bu da yetmez gibi dizi önce iki, daha sonra da üç ayrı koldan, ayrı zaman dilimlerinde akmaya başlıyor ve neredeyse son bölüme kadar bu akışlar gizemlerini kendine saklarken her taşın altından yeni bir bulmaca çıkıyor.

Dark bu karmaşık yapısını biraz olsun hafifletmek için araya kimin kim olduğunu ya da kim olacağını anlamamızı sağlayan karakter kolajları ekliyor. Bu kısımlar seyirciye kaçırdıklarını yakalayabilme fırsatı vermesi yanında, gerilimi arttıran özgün bir etki bırakarak zaten karakterlerinin yüzüne sık sık odaklanan rejiyle de tam bir uyum sağlıyor. Sırların çözülmeye başladığı aşamada her bilimkurgu eserinde olduğu gibi senaryoda biraz açıklama, teorik bilgi verme telaşı ortaya çıkıyor ama Dark bu badireyi de fazla didaktik olma tuzağına düşmeden atlatmayı, yeteri ve gereği kadar açıklamayı öykünün içine yedirmeyi başarıyor. Yine de bize teker teker açıkladığı sırları bir araya toplayıp birleştirdiğinde, hatta sonlandığı noktada bile kafamızdaki soruların ancak yarısına yanıt alabiliyoruz. İkinci sezona dair henüz bir haber gelmemiş olsa da öykünün açık uçlarına bakılırsa bu bilinçli bir tercih. Yani besbelli ki öykünün ilk sezonda sonlanması planlanmamış. Bu durumda dünya genelinde beğenilen Dark’ın yakında ikinci sezon onayının açıklanacağını ummak ta hakkımız.

Jordan (Louis Hofmann) ve Mikkel’i (Daan Lennard Liebrenz)canlandıran genç oyuncular ve Ulrich’e hayat veren Oliver Masuci daha ön plana çıksa da dizinin oyuncu kadrosunun ve özellikle genç oyuncuların tümünün çok iyi performanslar sunduklarını da belirtelim.
Kısacası karşımızdaki zorlayan, emek gerektiren meraklısına bir yapım var. Eğer gizemli, kasvetli, zamanla ve algınızla oynayan öykülere meraklıysanız, izlerken beyninizin hiç durmadan çalışmasına itirazınız yoksa, Dark tam size göre , iyi seyirler….

Yazılarımızdan haberdar olmak için abonemiz olun.