Menü

Expanse; İlk Sezonun Ardından

James S.A.Corey’in aynı adlı romanlarından uyarlanan Syfy dizisi The Expance ‘in yönetmenliğini Robert Lieberman ve Terry McDonough, senaristliğini ise Daniel Abraham, Mark Fergus ve Ty Franck üstleniyor. Başrolünde Thomas Jane, Steven Strait, Shohreh Aghdashloo, Cas Anvar ve Wes Chatham’ın paylaştığı dizinin ilk sezonu on bölümden oluşuyor ve ikinci sezonu 2017’de izleyici ile buluşacak. Günümüzden 200 yıl sonra insanoğlu uzayda koloniler kurmuş, Mars’a yerleşmiştir. Mars ve Dünya iki süper güç olarak kuralları koyarken, Kuşak olarak adlandırılan kolonilerde yaşayanlar su sağlamak adına köle gibi çalıştırılmaktadır. Yerçekimi olmadığından kolonilerde doğanların kemikleri güçsüz, boyları uzun ve kalitesiz hava solumaktan akciğerleri hasarlıdır. Yaşam süreleri Mars…
oyunculuk - 6.5
görsellik - 7.5
kurgu - 6.5
senaryo - 6
yönetmen - 7
müzik - 6

6.6

User Rating: 3.45 ( 1 votes)

James S.A.Corey’in aynı adlı romanlarından uyarlanan Syfy dizisi The Expance ‘in yönetmenliğini Robert Lieberman ve Terry McDonough, senaristliğini ise Daniel Abraham, Mark Fergus ve Ty Franck üstleniyor. Başrolünde Thomas Jane, Steven Strait, Shohreh Aghdashloo, Cas Anvar ve Wes Chatham’ın paylaştığı dizinin ilk sezonu on bölümden oluşuyor ve ikinci sezonu 2017’de izleyici ile buluşacak.

Günümüzden 200 yıl sonra insanoğlu uzayda koloniler kurmuş, Mars’a yerleşmiştir. Mars ve Dünya iki süper güç olarak kuralları koyarken, Kuşak olarak adlandırılan kolonilerde yaşayanlar su sağlamak adına köle gibi çalıştırılmaktadır. Yerçekimi olmadığından kolonilerde doğanların kemikleri güçsüz, boyları uzun ve kalitesiz hava solumaktan akciğerleri hasarlıdır. Yaşam süreleri Mars ve dünyada yaşayanlara oranla daha kısadır. Bu insanlar gizli bir direniş örgütü kurmuştur. Ceres adlı kolonide doğup büyümüş olan dedektif Miller( Thomas Jane) zengin bir ailenin kayıp kızını bulmak için görevlendirir. Aynı anda buz taşıyan dünyaya ait ticari bir gemi uzayda yardım çağrısı alır. Ekipten James Holden’ın (Steven Strait)da aralarında bulunduğu beş kişi çağrıyı yanıtlamak için gemiden ayrıldığında ana gemi yok edilir. İlk anda gemiye saldıranın bir Mars destroyeri olduğu düşünülse de olay gitgide daha karmaşık hale gelecektir.

the-expanse-principal-cast

Dünya ve Mars’ı bundan 200 sene sonra yöneten süper güçler olarak tanımlayan dizi bunun üzerinden politika, kaybolan kız üzerinden polisiye ve uzayda hayatta kalma mücadelesi üzerinden de macera harmanlayarak hikayesini üç ayrı koldan ilerletiyor. Hemen hemen eşit zaman ayrılan bu hikayeler birbiriyle zaman zaman kesişse de sezon sonuna kadar tam olarak bütünleşmiyor. Polisiye hikaye çok örneğini izlediğimiz asi, sisteme uyum sağlamakta güçlük çekip işine geldiği gibi davranan, geçmişi henüz bilmediğimiz acılarla yüklü dedektif Miller üzerine kurulu. Kendisi de bir kuşaklı olmasına rağmen işi nedeniyle kuşaklıların dünya tarafından terörist örgüt olarak değerlendirilen direnişine karşı savaşıyor olması kendi içinde fitili ateşleyemediği isyanı zengin ama idealist bir dünyalı olan kurbana yüklemesini, ona saygı ve hatta belki de sevgi duymasını sağlıyor. Çevresinde gelişen ve bazen neye hizmet ettiğini tam kavrayamadığımız olaylardan kendini tamamen soyutlamış gibi takıntı haline getirdiği kurbanı arıyor.

401855

Dizinin asıl heyecan veren kısımları ise uzayda bir mekiğe hapsolan beş kişilik mürettabatın hayatta kalma mücadelesi. Macera, gizem ve aksiyon vaadeden bu kısımlar görüntü, kurgu ve efektleriyle de oldukça başarılı. Bu beş kişinin birbirlerini önceden fazla tanımıyor oluşları güven sorunları nedeniyle içinde bulundukları durumu daha ilgi çekici hale getiriyor ve onların hikayesini aksiyon olmadığı zaman da izlenir kılıyor. Ancak bir anda tüm komplonun kilit adamına dönüşen James Holden’ın yaptığı seçimler ve bunlardan doğan sonuçlarla yüzleşme, baş etme sürecinin çok ta derinlemesine işlenebildiğini söylemek zor.

Fikir olarak türleri harmanlamak son derece cazip olsa da The Expance’in dedektif hikayesi ve politik hikayesinde daha az malzemesi var. Bir de gereksiz sahne ve ayrıntılarla oyalanınca bu iki hikaye son derece ağır ilerleyerek dizinin sırtında bir yük haline geliyor. Aslında çok ta komplike olmayan politik hikayeye eklenen ayrıntılar ve karakterler kafa karıştırıyor. Bir roman uyarlaması olduğundan belki yazın olarak bu hikayeleri dengelemek ve ayrıntılandırmak daha kolay olabilir. Ama iş ekrana yansıtmaya geldiğinde, derinleştirilemeyen yardımcı karakterlerin öyküye dahil olma gerekçeleri, karakter motivasyonları havada kalıyor. Sezon sonunda ortadan kaybolan kızın esrarı gün ışığına çıkıp komplo teorisi şekillenirken yani hikayeler bir anlamda birleşirken dizi ara ara tekrara varacak kadar kendini açıklama telaşına düşüyor. Bu telaş öyküyü akıtacak yere uzatıp sündürüyor. Ve finale gelince zaten kitap olarak bir bütün oluşturduğuna şüphe olmayan hikayeyi bağlarken The Expance elindeki malzemeye rağmen beklenen heyecanı yaratmaktan oldukça uzağa düşüyor.

the-expanse

Atmosfer oluşturma konusuna gelince, Ceres kolonisinin kasvetli tasviri genel anlamda başarılı sayılabilir. Uzay gemilerinin iç ve dış tasarımları ise sade ama oldukça tatminkar. Belki tek eleştirilebilecek olan kiremit çatısı olan banliyö evleri, ağaçtan yapılmış çiftlik evleriyle dünyanın dışardan bakıldığında neredeyse hiç değişmemiş olan görüntüsü.
Oyunculuklara gelince Thomas Jane polisiye öyküyü tek başına sırtlarken üstüne düşeni yapıyor ama role ekstra karizma eklediği söylenemez. Politik hikayenin başrolündeki Shohreh Aghdashloo ise sakin, etkili bir performans sunuyor. Uzayda geçen hikayenin kahramanları genel olarak uyumlu ve cast olarak ta başarılı. Hikayenin on bölümüyle ulaştığı noktadan sonra da onların arasındaki ilişkileri geliştirmeye devam edeceğini, böylelikle oyunculuk anlamında aktörlere daha geniş olanak sağlayabileceğini ummak mümkün.
Sonuç olarak The Expanse ilgi çekici hikayesine rağmen anlatma biçimindeki hatalar nedeniyle hem potansiyelinin hem de Battlestar Galactica gibi türün kalburüstü örneklerinin altında kalıyor. Yine de uzayda geçen kısımları uzay operası denilen türü ne kadar sevdiğimizi ve özlediğimizi hatırlatıyor ve ekranda fazla da benzeri olmadığından ikinci sezonu bir şansı hak ediyor. İyi seyirler…

Yazılarımızdan haberdar olmak için abonemiz olun.