Menü

Marriage Story Eleştirisi

Hala kabul etmek istemesek te  bu hızla dönen dünyada  galiba sinemada film izlemenin cazibesi günden güne  azalıyor. Artık film piyasasındaki yerini iyice sağlamlaştıran ve en güçlü dijital platform haline gelen  Netflix bu sene Scorsese’nin veda filmi Irıshman ve Marriage Story ile büyük başarı yakaladı ve bu başarının  dünya film endüstrisinin yavaş yavaş dijital platformlara alan açtığının, açmak zorunda kaldığının bir göstergesi sayılabilir.  Başrollerini  Adam Driver ve Scarlett Johansson’ın paylaştığı Amerikan bağımsız sinemasının en sevilen yönetmenlerinden Noah Baumbach’ın imzasını taşıyan  Marriage Story(Evlilik Hikayesi) sinemalarda gösterilmemesine rağmen dünya genelinde hem yüksek oranda izlenip beğenildi hem de senenin kalburüstü bir çok ödülüne  aday…
marriage story - 8

8

User Rating: 4.6 ( 1 votes)

Hala kabul etmek istemesek te  bu hızla dönen dünyada  galiba sinemada film izlemenin cazibesi günden güne  azalıyor. Artık film piyasasındaki yerini iyice sağlamlaştıran ve en güçlü dijital platform haline gelen  Netflix bu sene Scorsese’nin veda filmi Irıshman ve Marriage Story ile büyük başarı yakaladı ve bu başarının  dünya film endüstrisinin yavaş yavaş dijital platformlara alan açtığının, açmak zorunda kaldığının bir göstergesi sayılabilir.  Başrollerini  Adam Driver ve Scarlett Johansson’ın paylaştığı Amerikan bağımsız sinemasının en sevilen yönetmenlerinden Noah Baumbach’ın imzasını taşıyan  Marriage Story(Evlilik Hikayesi) sinemalarda gösterilmemesine rağmen dünya genelinde hem yüksek oranda izlenip beğenildi hem de senenin kalburüstü bir çok ödülüne  aday gösterildi. Üstelik filmin özellikle oyunculuk kategorisinde ciddi Oscar ödülü şansı da bulunuyor.  

Marriage Story  adında evlilik olsa da aslında bir boşanma süreci hikayesi anlatıyor. Bu da evlilik ile ilgili değil boşanma ile ilgili argümanlarının daha ön plana çıkmasına neden oluyor. Bu bir tercih tabii ancak filmde  hemen bütün boşanmalarda hele ki araya avukatlar, kanunlar, para ve mesafeler girdiğinde olabilecek tartışmaları izliyoruz daha çok, evlilik hikayesini hep bize anlatılanlardan oluşturmaya, birleştirmeye çalışıyoruz. Bu anlamda  boşanma süreçlerine tanık olacağımız iki insanın birbirleri hakkında düşündüklerini özetleyen, küçük ayrıntılarla süslenmiş açılış sahnesi müthiş. Ardından boşanma süreci ilerlerken Nicole’ün (Johansson)  çok genç yaşta ve belki de çok yanlış sebeplerle evlendiğini öğreniyoruz. Los Angeles’tan, ailesinden, sevmediği nişanlısından uzaklaşmak isterken parlak tiyatro yönetmeni Charlie’ye aşık olmuş, onun dehasından çok etkilenmiş. O yaşta hayran olduğu, karakteri oturmuş biriyle evlenen çoğu kadın gibi de bu evliliğin içinde kendini unutmuş. Öncelik hep Charlie’de olmuş. Onun tiyatrosu, onun işi, onun kararı, onun istekleri… Nicole büyüdükçe kendini hatırlamış ama evliliğinde kendine yer açmanın, kendini görünür kılmanın yolunu bulamamış. Kurulu düzen içinde mutlu olan Charlie onun yardım çağrısını duymamış, duyamamış. Bu nedenle Nicole bir dizide oyuncu olarak iş bulup, çocuğunu da alıp Los Angeles’a gittiğinde ve boşanmak istediğini tam o zaman gündeme getirdiğinde Charlie büyük şok yaşıyor.

Boşanma sürecinde Nicole’ün davranışlarına  korku , Charlie’nin davranışlarına ise en azından en başında şaşkınlık yön veriyor. Nicole korkuyor çünkü hala sevdiği, yıllardır güvendiği ve mesleki olarak büyük hayranlık beslediği adam eğer istese onu boşanmaktan vazgeçirebilir, yine kaybolup gideceği o evliliğe dönmesini sağlayabilir. O nedenle araya sürekli birilerini, avukatları, ailesini sokuyor. İkisinin yüz yüze konuştukları çok az sahne var filmde. Bu korku belki anlaşılabilir ama Charlie’nin sorunları bilmekle beraber önemini kavrayamaması, onun bencilliğinin yanında  evlilikleri sırasında da Nicole’ün meselelerin üstüne gitmek yerine dolaylı yollara saptığını, bu nedenle de Charlie’ye olduğu kadar kendine de kızgın olduğunu düşündürüyor.

Tabii Charlie’nin de konfor alanını bozmak istemediği bir gerçek. Nicole sanki asıl sebep olmadığını bilircesine Charlie’nin onu aldattığını neredeyse parantez içinde söylese de bu da aldatma için açıkça Nicole’ü suçlayan Charlie’nin bencilliğinin bir diğer göstergesi. Üstelik boşanma aşamasında oğlunu kaybetmemek için iyi niyetle uğraşan Charlie karısını kaybetmemek için kılını kıpırdatmıyor, gitme demiyor. Belki Nicole gerçekten konuşsa, Charlie can kulağıyla dinlese buralara gelmeyecekler.  Yani film ikisinin de haklı sayılabilecek nedenlerini, aslında birbirlerini sevdiklerini iyi işleyen senaryosu ve küçük yürek burkan buluşları yardımıyla dişli avukatlar ve binbir türlü pislik, para, kanunlar üzerinden acımasızca akan boşanma hikayesinin altına gizliyor. Marriage Story’nin bu kadar konuşulmasının bir nedeni de boşanma kısmında ne kadar açık sözlü olsa da ilişki düzeyinde açıkça ifade etmekten ziyade  duygular, kırgınlıklar üzerinden ilerlemesi belki de. Bu yüzden her izleyenin o duygunun ardında bulduğu gerçek birbirinden farklı olabilir ve neden bakış açısı değiştikçe değişen, zenginleşen bir film olduğu anlaşılabilir.

Filmin ikinci yarısından itibaren yönetmen Charlie’nin tarafında durmak demeyelim  de biraz Charlie’nin hikayesini anlatmayı seçiyor. Bunun nedeni boşanma sürecinin iki taraf için de maddi, manevi yıpratıcı olması bir yana, karısından ayrılan bir erkeğin her durumda çocuğundan mahrum kalacağının altını çizmek kanımca. Nicole gibi iyi niyetli bir anneye ve gösterdiği çabaya rağmen boşanmak bir erkek için konsolun üzerinden kaldırılan fotolara, ona  uygun görülen kostümlere(hayalet), onsuz yapılan planlara katlanmak demek. Yani erkeklerin ne yazık ki   boşandıktan sonra kendilerine çocuklarının hayatında bir yer açmaya çalışması çok daha zor. Film bu konuda umutsuz değil, kimseyi de suçlamıyor  ama olanı da göstermekten, ibrenin çocuk söz konusu olduğunda kadından yana olduğunu söylemekten de geri durmuyor. Çok konuşulan kavga sahnesine gelince, özellikle son kısmında iyi oyunculuklarıyla etkileyici olmakla beraber,  ikisinin yüz yüze hesaplaştığı neredeyse tek sahne, kırılma anı olarak sanki çok derinlere de gidemiyor. Bu yüksek olasılıkla filmin her cümlesine, her karesine hakim yönetmenin bilinçli tercihi. Evlilikleri sırasında birbirleriyle derinlemesine iletişim kuramayan Nicole ve Charlie , birbirleri için üzülseler de yine birbirlerini anlamayı, asıl meseleleri konuşmayı başaramıyorlar.

 Filmin uzun sayılabilecek süresine rağmen son derece akıcı olmasının en önemli sebebi incelikli ve dinamik senaryosu ve müthiş oyunculukları. Scarlett Johansson, Ray Liotta, , Alan Alda çok iyi performanslar sunuyor ama  Adam Driver ve dişli, acımasız  avukat rolüyle Laura Dern sanki  bir nebze daha öne çıkıyorlar. Bu durum yüksek olasılıkla ödül sezonuna da  yansıyacak.

Sonuç olarak Marriage Story bir evliliğin ardından gelen yıkıcı boşanma süreciyle ilgili samimi, yer yer acıtan, yer yer umutlandıran, taraf tutmadan gerçekleri söyleyen, ince ayrıntılarla zenginleşen bir durum tespiti. Öncesi filmin ilk, sonrası ise son sahnesinde gizli, iyi seyirler…

Yazılarımızdan haberdar olmak için abonemiz olun.