Menü

LOGAN; Film Eleştirisi

Genel olarak iki yapım şirketi üzerinden çizgi roman uyarlaması filmlere baktığımızda Marvel’in kendini pek ciddiye almayan, çizgi roman uyarlaması olduğunun bilincinde daha eğlenceli, DC Comics’in ise daha karanlık filmler sunduğunu söylemek yanlış olmaz. Tabii DC’nin bu tercihinde özelikle Batman serisine Nolan’ın dokunuşunun etkisi büyük. Yine de bu çabayı devam ettirmek adına örneğin Batman vs Superman gibi hayal kırıklıkları da olmadı değil. Marvel’in ise eğlenceli yapıyı korumasına rağmen filmlerinde hele X –Men serisinde alt metinden yoksun olduğunu söylemek haksızlık olur. Yani bu duruma asla bir dezavantaj olarak bakmamakla beraber, Marvel’in nihayet Wolverine’in üçüncü ve son filmi Logan’la girdiği karanlık sular filme…
yönetmenlik - 8
senaryo - 7
oyunculuk - 7.5
kurgu - 7.5
müzik - 7
görsellik - 8

7.5

User Rating: Be the first one !

Genel olarak iki yapım şirketi üzerinden çizgi roman uyarlaması filmlere baktığımızda Marvel’in kendini pek ciddiye almayan, çizgi roman uyarlaması olduğunun bilincinde daha eğlenceli, DC Comics’in ise daha karanlık filmler sunduğunu söylemek yanlış olmaz. Tabii DC’nin bu tercihinde özelikle Batman serisine Nolan’ın dokunuşunun etkisi büyük. Yine de bu çabayı devam ettirmek adına örneğin Batman vs Superman gibi hayal kırıklıkları da olmadı değil. Marvel’in ise eğlenceli yapıyı korumasına rağmen filmlerinde hele X –Men serisinde alt metinden yoksun olduğunu söylemek haksızlık olur. Yani bu duruma asla bir dezavantaj olarak bakmamakla beraber, Marvel’in nihayet Wolverine’in üçüncü ve son filmi Logan’la girdiği karanlık sular filme öyle yakışmış ki keşke X-Men’in değilse bile öteden beri uyumsuz, biraz depresif olan Wolverine’in hikayesi en baştan bu doku üzerine kurulsaymış diye düşündürüyor.

2029 yılına gelindiğinde dünyadaki mutantların çoğu yok olmuş, artık yeni mutant doğmaz olmuştur. Logan bu ortamda yılmış, yaşlanmış, eski parlak günlerinden uzak hatta yaşlılığını acımasızca vurgulayan yakın gözlükleri bile var. Eski günlerin hatırına Profesör X’e kol kanat germiş, şoförlük yaparak para biriktirmeye ve kendine rahat bir emeklilik hazırlamaya çalışıyor. Filmin sırf buraya kadar olan kısmı bile bir çizgi roman uyarlaması için oldukça acıklı ama asıl dram bundan sonra başlıyor. Bir gün Logan’ın karşısına çıkan bir hemşire ona laboratuvar ortamında yaratılmış mutant çocuklardan söz ediyor ve yardım istiyor. Ne var ki Logan yardım etmek şöyle dursun onu dinlemiyor bile, bela istemiyor, uzak durmaya çalışıyor. Tabii olayların akışı onu mecburen işin içine çekene kadar.

Logan’ın her şeyden önce filmin yönetmeni James Mangold tarafından ‘Old Man Logan’ isimli çizgi romandan esinlenilerek yazılan, diğer Wolverine filmlerinin aksine klasik te olsa ayakları yere basan sağlam bir hikayesi var. İnsanoğlunun sınır tanımayan hırsları, güce olan tutkusu ve amacına ulaşmak adına hiçbir şeyden kaçınmaması yine mutantları acımasızca kullanmanın yolunu bulmuş. Bu anlamda malzemenin çocuklar olması daha da korkunç. Diğer X-Men filmlerinde buna benzer pek çok acımasızlık olsa da daha önce bu kadar sert bir anlatımla yüzümüze vurulmamıştı doğrusu. Dramatik anlamda sağladığı katkı, olayın vahametini gözler önüne sermesi açısından son derece etkili olmakla birlikte on yaşlarında bir çocuğun acımasızca adam öldürdüğünü görmek en hafif tabiriyle sarsıcı ama bir o kadar da girilen mücadeleyi haklı kılar nitelikte. Neyse ki film Laura’nın yine de çocuk olduğunun, masumiyetini kaybetmemiş olduğunun da altını kuvvetle çiziyor. İnsanın canı pahasına koruyacağı bir şey varsa o da hiç kuşkusuz çocuklar ve onların masumiyetidir diyor.
Logan’ın hikayesinde bariz bir aile vurgusu olduğunu da belirtmek gerek. X-Men serisi hep mutantların büyük bir aile olduğunu, birbirlerine sahip çıkmaları gerektiğini anlatmıştır ama burada özlenen aile yolda karşılarına çıkan gibi, onların karşısında oynadıkları oyunda olduğu gibi bir çekirdek aile. En başından beri hikayeleri ötekileştirme üzerine kurulu Mutantların asla sahip olamadığı, olamayacağı çekirdek aileye özlemi normalleşme, herkes gibi olup huzur bulma, mutlu olma isteğinin bir başka yansıması ne yazık ki..


Logan görüntü yönetimiyle gelecekte geçiyor olmasına rağmen western ile distopya karışımı depresif, retro bir ton yakalıyor. Hatta ilk kovalamaca sahnesindeki çekimler sanki Mad Max’i hatırlatıyor. Ayrıca filmin hikayesini de yıllar sonra doğan ve korunması gereken ilk çocuk açısından Children of Men’e, bir çocuğu kurtarmak için dünyayı yakmayı göze alan adamları anlatan Waterworld, Leon gibi pek çok filme benzetmek mümkün. Yine de filmin tüm bu hikayelerden kendisine özgün bir yapı oluşturmadığını söylemek haksızlık olur. Şiddet dozu hayli yüksek olan aksiyon sahneleri kurgu ve mizansen açısından oldukça başarılı ama filmin sırtını kolaya kaçıp bunlara dayamaması takdire şayan. Elbette ki filmin aksayan yanları da yok değil. Logan’ı son anda kurtaran aile reisi, Laura’nın onu taşıyıp neredeyse hiç soru sormadan iyileştiren doktoru buluvermesi, gizli tesisin telefonla ayrıntılı görüntülenmesi pek mantık çerçevesine oturmuyor. Ama bunlar filmin sağlam bir görsellik ve derin duygularla oluşturduğu akışını çok ta etkilemeyen ayrıntılar.

17 yıldır Wolverine’e hayat veren, neredeyse tüm X-men filmlerinde rol alan Hugh Jackman’ın seriye veda etmiş olması kalbimizi kırıyor olsa da seriyi bu filmle, bu şekilde noktalaması çok şık olmuş. X-Men serisinin ilerleyeceği belli olan macerasında Wolverine’i başka bir aktör canlandırır mı bilemiyoruz ama Hugh Jackman’ın performansına yaklaşabileceğini bile hayal etmek zor şu an. Laura karakterini canlandıran henüz 12 yaşındaki Dafne Keen de hem aksiyon hem de dramatik sahnelerdeki performanslarıyla filme çok şey katıyor.

Sonuç olarak Wolverine’in hikayesini sonlandıran Logan, Marvel filmlerinde pek alışık olmadığımız kadar karamsar bakış açısı, yerinde alt metinleri, sert anlatımıyla zaman zaman westerne yaklaşan bir yol hikayesi ve heyecanı, aksiyonu bol bir hayatta kalma mücadelesi sunuyor seyirciye. Neresinden bakılırsa bakılsın acıklı, yürek burkan bir film ama umutsuz değil. Üstelik çok sevdiğimiz, Apocalypse ile ciddi şekilde yalpalayan X-Men serisine taze kan getirerek içimize su serptiği de bir gerçek, iyi seyirler..

Yazılarımızdan haberdar olmak için abonemiz olun.