Menü

Mad Max; Fury Road Neden Oscar Almalı?

Altın küre adaylığı açıklandıktan sonra Mad Max Fury Road’un Oscar adaylığı da kesinleşti sayılır. Peki ödülü alır mı? Cayır cayır bir aksiyon filmi olan, üstelik otuz yıl öncenin referanslarını kullanan bir film neden Oscar alsın? İşte size on adet neden.

1-Sinemanın en saf halini sunduğu için; Replikleri, tiradları ne kadar sevsek te sinema en önce göze hitap eden bir sanat dalı. Yani meramını ilk planda devinimlerle anlatmalı. Bu manada Mad Max’in başarısı herhalde yadsınamaz. Senenin en iyi aksiyon sahnelerine sahip olmasının yanında filmin temposunu ve dramatik yapısını da iyi planlayarak ruhu olan bir aksiyon yaratmasıyla övgüyü fazlasıyla hak ediyor.

2-Güncel eleştirisel alt metni için: 11 Eylül’den, Fransa’da yaşananlardan sonra Batı, din aşkıyla gözü dönmüş radikal grupların kendilerine de uzak olmadığını anladı. Dolayısıyla Mad Max’in cennet fikriyle uyutulmuş, liderlerine ölümüne bağlı genç insanların oluşturduğu tehdit söylemi son derece güncel. Aynı şekilde şu anda petrol peşinde koşarken ödenen bedelleri umursamayan, gücü elinde bulunduran dünya devletleri de filmde suyu elinde tutan İmmortan Joe’dan farksız şekilde istediğine ulaşana kadar kovalamaya, yakıp yıkmaya devam ediyor. Üstelik filmin asıl başarısı bunu bize fazla oyalanmadan (örneğin bir avuç su için insanların nasıl köleleştiğini) ekonomik ama etkili sahnelerle geçirebilmesi. Filmi sadece aksiyon filmi olarak yaftalayanlara hemen soralım. Gladyatörün hikayesi daha mı komplikedir?

3-Kadına Bakış açısı için; Son yıllarda sinemada kadın aksiyon kahramanlarının bir nebze parladığı söylenebilir. Ancak Açlık Oyunları; Uyumsuz Üçlemesi gibi örnekler hep kitap uyarlamaları. Oysa Mad Max kahramanı Max’i bile hiçe sayarak filmin kalbine bir hatta birkaç kadın savaşçı yerleştiriyor ve aksiyon filmlerindeki kadınları masum kurban statüsünden çıkarıyor. Bununla da kalmıyor kadınları farklı bir geleceğin umudu, başkaldırının mimarı olarak yansıtıyor perdeye. Kadınların günümüzde bile hala damızlık olarak görülme kaderine hayatı pahasına başkaldıran, çocukları için daha fazlasını isteyen ve asla teslim olmayan kadınları anlatıyor.

madmaxfuryroad42

4-Akademinin onurunu kurtarmak için; Akademinin sevdiği, ağdalı dramatik, aşırı milliyetçi filmler nedeniyle sinema sektörünün dışında , tutucu bir kimlik sergilemesi biraz da yaş ortalamalarına bağlanarak her daim eleştirilmiştir.Gerçi bu eğilim son yıllarda biraz olsun değişmeye yüz tuttu, ben kendi adıma bunu akademinin kabuğunu kırmaya çalışması, Miss Daisy’nin şöförü devrini kapatması olarak yorumlamak isterim. Bu yüzyılın başında gişede fırtınalar estirmiş, her seyredeni kendine hayran bırakmış Matrix’i bile( vedaha nicelerini) görmezden gelen akademinin artık böyle bir lüksü olmamalı. Bu sene sinema sektörünün lokomotifi olan aksiyona, üstelik böyle muhteşem bir örneğine şans tanınmasının zamanı geldi de geçiyor.

5-Devam Filmi Olayına ve Aksiyona yeni bir boyut kattığı için; Bu sene pek çok serinin devam filmlerini seyrettik. Bazıları iyi, bazıları kötüydü. Düşünün, Star Wars bile yıllar sonra beyazperdedeydi. Ama bu efsane yaratabilecek devam filmlerinden hiç biri (Jurassic World, Terminator; Genesys, Mission İmpossible; Rouge Nation ve daha niceleri) Mad Max’in yakaladığı başarıyı yakalayamadı. George Miller bize aslında benzer bir hikayeyi, tarzından ödün vermeden anlatırken hem filme hem de aksiyon sinemasına yeni bir ruh getirmeyi başardı. Bu başarıyı filmi gişe kaygısıyla değil, büyük bir tutkuyla çekmiş olmasına ve efsane serisinin devam filminde yönetmen koltuğuna oturmayı göze alan tek yönetmen olmasına bağlamak herhalde yanlış olmaz.

6-Gişe başarısı için ; Mad Max’in senenin en fazla izlenen ve sevilen filmlerinden biri olduğu ve gişede diğer adayları neredeyse ikiye katladığı ve ya katlayacağı bir gerçek. Tabii Marslı hariç. Zaten Marslı sadece yakaladığı beklenmedik gişe başarısı sayesinde Oscar adaylığını zorluyor, hatta komedi kategorisinde(!) Altın Küre adayı oluyor, falan…

7-En çok dalda adaylık alması en muhtemel film olduğu için; Ses, kurgu, görsel efektler, makyaj, kostüm tasarımı ve müzikler. Filmin senaryo ve en iyi erkek oyuncu (ve erkek- kadın yardımcı oyuncu)kategorileri hariç tüm dallarda ödül şansı mevcut. Çünkü bir bütün olarak çok iyi bir film karşımızdaki. Yanlış anlaşılmasın senaryo adaylığı şansı olmaması, senaryosunun kötü olmasından değil. Filmin ruhuna uygun meramının son derece iyi anlatan, çok iyi işleyen senaryosu ön plana çıkmıyor sadece. Aynı durum Furiosa (Charlize Theron) hariç oyunculuklar için de geçerli. Film onları ön plana çıkarmayı tercih etmiyor, o kadar.

mad-max-fury-road-1

8-En iyi Yönetmen kategorisinin en güçlü adayı olduğu için; Filmin yönetmenlik maharetini görmezden gelmek zaten imkansız. İnnaritu’nun da (Revenent) daha geçen sene Oscar aldığı düşünülecek olursa en azından şu an öngörülen adaylar arasında daha ileri bir yönetmenlik başarısını yakalabilecek bir aday çıkması çok olası değil. Todd Hynes’in Carol da çok iyi iş çıkartmış olduğu kulağımıza gelse de film olarak fazla şansı olmaması George Miller’ı en iyi yönetmen kategorisinin en güçlü adayı yapıyor ki; Akademi bile nadiren en iyi yönetmen ile en iyi filmi birbirinden ayırıyor.

9-Sinema Eleştirmenlerinin olurunu aldığı için; Film Online film eleştirmenleri ödülünü Carol’a rağmen kazanırken vizyona tüm rakiplerinden çok önce girse de kendini unutturmamayı ve Altın küre adayı olmayı başardı. Üstelik IMBd puanı ve metascore’u da en yüksek olan aday adaylardan biri.. Bırakın sinema eleştirmenlerini Tarantino bile filmi yere göğe koyamadı;))

10-Rakipleri nispeten zayıf olduğu için; Bu yıl en güçlü adaylardan olacağı düşünülen pek çok film ya gişe başarısı yakalayamadı ya da eleştirmenlerden yüz bulamadı. Danish girl, Youth, Bridge of Spies gibi filmler birkaç oyuncu adaylığı alacaktır tabii ama en iyi film şansları az. Hali hazırda izleyememiş olsak ta Mad Max’in karşısında iki güçlü aday var. Birincisi Todd Haynes imzalı Carol. Filmi eleştirmenler çok beğendi ama konusu itibarıyla Akademinin pek onaylayacağı bir film değil. Tamam değişim falan dedik ama her şey de bir gecede olmuyor. İki kadının aşkı hala kırmızı çizginin epey dışında. İkinci film ise hem eleştirmenler hem de nispeten seyirci tarafından beğenilen Spotlight. Aslında bir kilise taciz skandalını aydınlatmaya çalışan gazeteci ekibini anlatan filmin konusu tam da akademinin beğeneceği türden. Gişe başarısı çok olmayacaktır ama şimdilik en dişli görünen rakip Spotlight olacak gibi..En son olarak Hatefull Eight’in belki son anda bir hamle yapabileceğini de ekleyelim. Gerçi eleştirmenlerin yorumları çok iyi değil ama yine de Tarantino bu belli olmaz.

Sonuç olarak distopik, stilize bir aksiyon filmi olan Mad Max; Fury Road her açıdan Oscar’a hazır üstelik şansı hiç te az değil. Film benim gönlümün Oscar’ını çoktan aldı ama George Miller yıllar içinde klasikleşmiş distopya serisinin dördüncü filmiyle şahlanarak Oscar’a uzansa, devam filmi öyle olmaz böyle olur dese fena mı olur?

Yazılarımızdan haberdar olmak için abonemiz olun.