Menü

Mamma Mia Yeniden Başlıyoruz Film Eleştirisi

2008 yılında İsveçli  meşhur pop grubu ABBA’nın şarkıları ile kotarılan, Catherine Johnson'ın yazdığı aynı adlı Broadway müzikalinden uyarlanan Mamma Mia, Meryl Streep, Amanda Seyfried, Pierce Brosnan, Colin Firth, Stellan Skarsgård, Dominic Cooper, Julie Walters ve Christine Baranski'den oluşan efsane oyuncu kadrosu  ile  oldukça ilgi çekmiş ve kendi hayran kitlesini oluşturmuş  eğlenceli bir müzikal filmdi. On yıl sonra ilk filmin izinden giderek neredeyse aynı oyuncu kadrosunu hatta fazlasını biraraya getiren devam filmi Mamma Mia: Yeniden Başlıyoruz bu hafta vizyonda. Film bir yandan   Sophie’nin(Seyfield) ilk filmin başkahramanı olan annesi Donna(Streep)’nın mirasını yaşatmak adına onun yıllarını verdiği oteli işletmeye açmaya çalışmasını, diğer yandan…
yönetmenlik - 6
senaryo - 6
müzik - 9
kurgu - 7
Oyunculuk - 7

7

User Rating: 3.33 ( 2 votes)

2008 yılında İsveçli  meşhur pop grubu ABBA’nın şarkıları ile kotarılan, Catherine Johnson’ın yazdığı
aynı adlı Broadway müzikalinden uyarlanan Mamma Mia, Meryl Streep, Amanda Seyfried, Pierce Brosnan, Colin Firth, Stellan Skarsgård, Dominic Cooper, Julie Walters ve Christine Baranski’den oluşan efsane oyuncu kadrosu  ile  oldukça ilgi çekmiş ve kendi hayran kitlesini oluşturmuş  eğlenceli bir müzikal filmdi. On yıl sonra ilk filmin izinden giderek neredeyse aynı oyuncu kadrosunu hatta fazlasını biraraya getiren devam filmi Mamma Mia: Yeniden Başlıyoruz bu hafta vizyonda.

Film bir yandan   Sophie’nin(Seyfield) ilk filmin başkahramanı olan annesi Donna(Streep)’nın mirasını yaşatmak adına onun yıllarını verdiği oteli işletmeye açmaya çalışmasını, diğer yandan ise  geri dönüşlerle artık aralarında olmayan Donna’nın bu cennet adaya nasıl yolunun düştüğünü, burada yaşadıklarını, aşık olmasını ve hamile kalıp Sophie’yi doğurmasını anlatıyor. Bu da ilk filmden tanıdığımız tüm kahramanların gençlik halleriyle tanışmamız anlamına geliyor ki  filmin cast çalışması  özellikle Donna(Lily James), Tanya ve Rosie açısından son derece başarılı.  Sophie’nin babalarını canlandıran Firth, Brosnan ve Skarsgård da sesleri yeterince iyi olmasa da yine hem karizmatik hem de son derece  sevimli bir takım oluşturuyorlar ama ne yazık ki gençliklerini canlandıran oyuncuların performansları pek derinlemesine de yazılmadıkları göz önüne alınırsa   oldukça zayıf , hatta karikatürize duruyor.

Aslında her iki filmin de asıl ilgi çekici yanı olan Donna’nın üç genç adamla tanışması ve aralarında yaşananların geri dönüp anlatılması ikinci filmi zenginleştirecek, yerinde bir  hamle ama ne yazık ki filmin bu hikayeyi yeterince derin veya ilginç kılabildiğini söylemek zor . Özellikle Donna’nın  baba adayı gençlerin her biriyle tanışmasını tek tek anlatırken  temposunu kimi zaman düşürdüğü oluyor ama o anlarda imdada Abba şarkıları yetişiyor. Müzik ve danslar bu kez ilkine oranla bir nebze daha özenli koreografilerle tam hedefi vuruyor ve  filmden kopmanıza asla izin vermeyerek ivmeyi arttırıyor. Bu manada örneğin ‘Waterloo’sahnesi Donna ve Henry’nin  üstünkörü yazılmış hikayesini bir şölene çevirmeyi başarıyor. Aynı şekilde  kimi anlarda filmin oldukça naif  ve pamuk ipliğine bağlı olan duygusal yapısı da Abba şarkılarıyla hem inandırıcı hem de etkileyici hale gelebiliyor.  Öyle ki My love, my life şarkısı ile gelen final sahnesinde göz yaşlarına hakim olmakta zorlanıyorsunuz.

Sophie’yi canlandıran Amanda Seyfrield  ilk filmin üzerinden geçen yıllarda sesinin güzelliğini kanıtlamış bir isim. Dolayısıyla bu filmde artık  baş karakter konumunda olan Seyfried  ve  Donna’nın gençliğini canlandıran Lily James Abba şarkılarını seslendirmekte gayet başarılı. Böylece ilk filmdeki şarkıları seslendiren ünlü isimlerin sesleriyle ön plana çıkmıyor oluşlarının zaafiyeti de ortadan kalkmış oluyor. Saymakla bitmeyen ünlü oyuncu kadrosuna bu filmde eklenen Cher gibi bir efsaneyi izlemek, Abba şarkılarını onu sesinden dinlemek ise  müzikal severler için bulunmaz nimet.

Mamma Mia Yeniden Başlıyoruz hikayesi, dramatik yapısı ara sıra savrulsa da  cennet bir  Yunan adasında, günümüzde geçen kısımlarda bile kostümleri, hikayesi, müzikleri  ve bakış açısı  ile  60-70’lerin özgürlük ve aşk  rüzgarının etkisini yakalamayı başarıyor.   En mütevazi hayallerin bile gerçekleştiğinde nasıl kendi çapında mucizeler yarattığını, en önemlisinin sevdiklerinizle çevrelenmiş olmak olduğunu vurgulayan bir yanıyla eğlenceli, bir yanıyla hüzünlü  bir masal anlatan ve bu sene yaz için oldukça sıkıcı giden vizyona farklı bir renk katan film ban göre bir şansı hakediyor.  Son sahnesindeki toplu Super Trouper  performansı için bile izlenir,  İyi seyirler…

Yazılarımızdan haberdar olmak için abonemiz olun.