Menü

The Revenant (Diriliş) Film Eleştirisi

Altın küreyi kazanan , tam on iki dalda Oscar adaylığı olan The Revenant en iyi film ödülünün en güçlü adaylarından biri olarak gösteriliyor. Novel of Revenge isimli romandan uyarlanan filmin yönetmenliğini geçen sene Oscar’ı kucaklayan Alejandro G. Iñárritu üstleniyor. Başrolde ise bu sefer şeytanın bacağını kırıp Oscar’ı alabilecek mi tartışmalarıyla sosyal medyada çokça yer alan Leonardo DiCaprio var. Kürk avcılığı yapan gruba kılavuzluk eden Glass (DiCaprio) kampa saldıran Kızılderililerden kaçarken bir ayının saldırısına uğrayıp ağır yaralanır. Glass'ın onu ölüme terk eden Fitzgerald’dan(Tom Hardy) intikamını almak için hayatta kalmaya çalışmasını anlatan film, yıllardır bu konuda pek çok film seyrettiğimiz düşünülürse pek…
yönetmen - 80%
senaryo - 65%
kurgu - 65%
müzik - 65%
görsellik - 90%
oyunculuk - 70%

73%

User Rating: 4.3 ( 3 votes)

Altın küreyi kazanan , tam on iki dalda Oscar adaylığı olan The Revenant en iyi film ödülünün en güçlü adaylarından biri olarak gösteriliyor. Novel of Revenge isimli romandan uyarlanan filmin yönetmenliğini geçen sene Oscar’ı kucaklayan Alejandro G. Iñárritu üstleniyor. Başrolde ise bu sefer şeytanın bacağını kırıp Oscar’ı alabilecek mi tartışmalarıyla sosyal medyada çokça yer alan Leonardo DiCaprio var.
Kürk avcılığı yapan gruba kılavuzluk eden Glass (DiCaprio) kampa saldıran Kızılderililerden kaçarken bir ayının saldırısına uğrayıp ağır yaralanır. Glass’ın onu ölüme terk eden Fitzgerald’dan(Tom Hardy) intikamını almak için hayatta kalmaya çalışmasını anlatan film, yıllardır bu konuda pek çok film seyrettiğimiz düşünülürse pek öyle komplike, orijinal bir hikayeye sahip değil. Aynı şeyi (Oscar adaylığı almış olsa da) filmin senaryosu için de söylemek mümkün aslında.

Film senaryosunu güçlendirmek adına olayın yaşandığı dönemin koşullarıyla pek ilgilenmediği gibi Kızılderililere, onların beyazlarla mücadelesine ve ya Kızılderili kız hakkındaki öyküye şöyle bir değinip geçiyor. Son on beş dakikasında yer bulan ve filmin sonunda söylenen tek bir cümleyle bağlanan (ki o da son derece klişe) intikam alma olayı da doğrusu pek tatmin edici değil. Diriliş esas olarak baş karakterinin hayatta kalma savaşına odaklanırken intikam sadece onun azmine neden oluşturmak üzere yazılmış bir yan öykücük gibi. Ne filmi yükseltecek bir gerilim ve ya sürpriz ne de üstünde kafa yoracak bir söylem oluşturabiliyor. Film amacını insanın azmine, doğa karşısındaki mücadelesine vurgu yapmak olarak belirliyor. Çünkü bıkıp usanmadan karakterinin o bembeyaz, acımasız coğrafyadaki yalnızlığının altını çiziyor.

Bazı sahnelerde sessizlikte sadece Glass’ın soluk alıp verme seslerini duyuyoruz mesela. Yönetmen sanki onun yalnızlığı bozmamak için müzik kullanımını bile en alt düzeyde tutuyor ve doğa görüntülerini o ıssızlığı, çaresizliği vurgulamak adına son derece iyi kullanıyor. Görüntü yönetimi gerçekten de üst düzey ve seyirciye uzun yıllar akıldan çıkmayacak büyük bir incelikle tasarlanmış kareler armağan ediyor. Tabii bu epik anlatım yer yer filmi yavaşlatıyor. Belli ki yönetmen tempoyu düşürmeyi ve sıkıcı olma sınırına yaklaşmayı göze alarak seyirci de aynı kahramanı gibi intikam için sabırsızlanırken ona ulaşamamanın acısını çeksin, çaresizliği hissetsin istiyor. Örneğin aksiyon potansiyali olan Kızılderililer tarafından kovalandığı sahneyi çok kısa verirken bu nedenle Glass’ın başına gelenleri uzun uzun harika görüntüler eşliğinde anlatmayı seçiyor.
Hikayeye baktığı nokta düşünüldüğünde yönetmenin benzer bir tercihi karakterler için de kullandığı söylenebilir. Glass’ı karakterini oynamanın Di Caprio için (ya da başka herhangi bir aktör için) bir hayli zorlayıcı olduğunu bir gerçek. Çünkü neredeyse hiç repliği olmayan Di Caprio filmin büyük kısmında tek başına karın içinde sürünüyor. O soğuk suların içinde çekilen sahnelerin ne kadar çileli olabileceğini tahmin etmek hiç zor değil. Di Caprio’nun oyunculuğuna ve ya Oscar almasına itirazımız da yok. Ama oynadığı rolün yazılış şekli tamamen hayatta kalma mücadelesine odaklandığından Glass’ın kim olduğuna dair pek fazla detaya sahip olamıyoruz. Ara sıra yaşadığı sanrılar ya da flashbackler bile role bir derinlik sağlamıyor ne yazık ki. Kızılderili kızla karşılaştığında mesela onu kurtaracak mı, yoksa atı alıp kaçacak mı hiç bir fikrimiz yok.

Tek bildiğimiz onun çektiği acı ve hayatta kalma inadı. Sanki Iñárritu öyküsünü anlatmaya soyunduğu karakteri detaylandırmaya ayırmadığı zamanı kamera hareketlerine, vahşi doğa güzellemesine ve bu vahşi doğada hayatta kalma derslerine ayırıyor.. İşte bu tercihlerin tümü bir noktadan sonra kanımca filme karşı işliyor ve Glass ile özdeşleşmemizi hikayesini sahiplenmemizi engelliyor.. Bu bağlamda benzer bir hayatta kalma ve intikam öyküsünü karakteri üzerinden anlatan 1972 yapımı Sydney Pollack filmi Jeremiah Johnson’un aklımıza düşmesine engel olamıyoruz.
Diğer oyunculuklara gelince, perdede daha kısa süre görünmesine rağmen senaryoda da daha çok detaylandırılmış Fitzgerald karakterinde Tom Hardy son derece başarılı. Ödülü alır mı bilinmez ama ekmeğini taştan çıkartarak adaylığı hak ediyor. Domhnall Gleeson’un elinde ise potansiyelini ortaya koyacak bir zaman ve malzeme yok ne yazık ki..
Sonuç olarak Relevant son derece güzel görüntülerin üzerine bir adamın hayatta kalma mücadelesini ve intikam öyküsünü yazarken orijinal ya da derinlikli değilse de etkileyici olmayı başarıyor. Benim Oscarlarım görüntü yönetimi ve belki en iyi yardımcı erkek oyuncuya.

Ayrıca Diriliş Filmi Türkçe Dublaj izleyebilirsiniz.

Yazılarımızdan haberdar olmak için abonemiz olun.