Menü

Senenin Sinemada Öne Çıkan Kadın Başrolleri

Sinemada ‘Oscar’lar çok beyaz’ tartışmaları almış yürümüşken aslında başrol denildiğinde kadınların da en az siyahlar kadar ikinci planda kaldığına hiç değilse kadınlar gününde dikkat çekmek lazım. Tabii akademi beş adet kadın oyuncu ve yardımcı kadın oyuncu adayı belirliyor ama hiçbir yıl bunu erkek roller kadar çok adayın arasından seçmiyorlar. Kadınlar için daha az iyi rol daha az başrol yazıldığı maalesef bir gerçek. Gişe filmlerinde de durum farklı değil. Son yıllarda kadınlar tarafından kaleme alınmış ergen düstopyaları furyası sağolsun en azından genç kadın oyuncular bu filmlerde başrol alabildiler. Geçen senenin filmlerine (aslında ağırlıklı olarak Amerikan sinemasına) kadın rolleri açısından şöyle bir göz atıp içlerinde oyunculuk ya da gişe açısından parlama olasılığı en yüksek olanları seçmeye çalıştık. Ne yazık ki biz de fazla aday bulamadık. İşte geçen senenin kadınların için yazılmış öne çıkan başrolleri ve şanslı oyuncuları..
carol-9
1-ROL; Carol Aird
Oyuncu; Cate Blanchett (Film:Carol,) Carol en basitinden cesaret isteyen bir rol. Cinsel tercihlerini yaşamak adına çocuğunu bile ikinci plana atmayı göze alan, kendisi mutlu değilken çocuğuna sadece yanında olarak bir katkı sağlayamayacağının ellili yılların atmosferinde dahi bilincinde olan güçlü bir kadın. Akademi Carol ile ilgili pek öyle düşünmemiş olsa da aslında kim olduğunu bilen ve bunun için savaşabilen bir kadını hele Blanchett’in oyunculuğuyla perdede izlemek biz kadınlar için de bir ayrıcalık oldu. Cate Blancett şüphesiz yaşayan en iyi kadın oyunculardan biri. Dolayısıyla gerek gişe filmlerine, gerek Oscar adayı olma ihtimali bulunan filmlerde ilk tercih edilen oyunculardan biri olması çok doğal. Ama hakkını yemeyelim o her daim kendini zorlamaya, yeni bir şeyler denemeye devam ediyor. Kendini başarının rehavetine asla kaptırmadı, kaptırmıyor. Yaş grubu için senenin en parlak rollerinden birine Carol’a mükemmel şekilde hayat vermiş olması kesinlikle tesadüf değil.
Aynı filmde rol alan Rooney Mara’ya gelince aslında onun da incelikli bir rolü başarıyla canlandırdığını belki de bu listeye eklenmesi gereken bir başka başrol olarak düşünülmesi gereken bir rol olduğunu söylemek lazım.
katniss-hunger-games-jennifer-lawrence-2014-billboard-650
2-ROL: Katniss Everdeen, Joy Mangona
Oyuncu; Jeniffer Lawrence(Film: Açlık Oyunları; Alaycı Kuş II, Joy)
Kadınların kaleme aldığı distopik gelecekte genç kız kahramanlar furyasının yapı taşı olan Açlık Oyunları filmleri hiç şüphe yok ki prodüksiyonu ve aksiyon vaadi ile bile değerliydi. Buna bir de özgürlükçü, devrimci söylemi ve başkahramanının büyüme hikayesi eklenince ortaya bir hayli düzgün bir iş çıkmıştı. Açlık oyunları serisini artık dördüncü filmiyle perdeye veda etmesine rağmen listeye almamızın nedeni sinema tarihine cesur, fedakar, akıllı, geri adım atmayan, merhametli ve sağduyu sahibi bir genç kadın savaşçı Katniss Everdeen karakterini hediye etmesi.Tabii Katniss’e hayat veren Jeniffer Lawrence’ın başarısına da değinmeden geçmek olmaz. Bu seri onun omuzlarında yükseldi. Kendisi bu sene ayrıca güçlü bir kadını anlatan ikinci bir rolle(Joy) Oscar’ı alamasa da aday olmayı başardı. Yani aynı yıl içinde bu rol kıtlığında iki önemli rol kaparak hem oyunculuğunu hem de sektörün onu ne kadar sevdiğini kanıtladı. Joy pek ön plana çıkan bir film olmadı ama rol yine de kadın oyuncuların mumla aradığı cinstendi.
Rey-face-1200x750
3-ROL: Rey
Oyuncu: Daisy Ridley (Film:Star Wars; Güç Uyanıyor) Madem Jediler kız olabiliyordu, Prenses Leia Luke’un ikizi olmasına rağmen (onun kanında da midikloran olması lazım) neden Jedi olamadı biz kadınlar onu hala anlayamadık. Şimdi o zaman kadın kahramanlar daha da azdı, süstü filmlerde artık durum değişiyor diye düşündüğünüzü duyar gibiyim ama öyle olmayabilir. Bence Star Wars evreni ergen edebiyatının gişe başarısını es geçmeyerek genç kız kahramanlar furyasına uydu ve baş kahramanına bu kez dişi cinsiyeti uygun gördü. Yani bu tercih feminist bakış açısı ve farklılık arayışı kadar gişeye oynandığını da düşündürüyor.
Daisy Ridley’e gelince yıllar sonra vizyona giren, tüm hayranlarının sabırsızlıkla beklediği Star Wars filminde bu kadar genç yaşta rol alabilmek senenin en büyük başarılarından biri. Üstelik Ridley sadece rolü almakla kalmadı, altından kalkmayı da başardı. Umarız seri bu genç yıldıza şans getirir ve Hayden Christensen (Anakin Skywalker’ın )Star Wars sonrası yaşadığı rol talihsizliklerini yaşamaz.
1401x788-MCDSICA_EC016_H

4-ROL: Ajan Kate Mercer
Oyuncu: Emily Blunt (Film:Sicario)2015 yılının eli yüzü düzgün filmlerinden biri olan Sciario pek çok yönden senenin daha iyi filmlerinin gölgesinde kalmış olabilir. Yine de eli silahlı erkekler dünyasında geçen bir filme vicdan ve idealizm olarak yerleştirilmiş karakterin bir kadında vücut bulması sevindirici. Emily Blunt’ın karakterdeki kararsızlıkları, yaptığı ve ya yapamadığı seçimler yüzünden çektiği acıyı perdeye son derece iyi yansıtarak rolünün hakkını verdiğini de belirtelim.
the-hateful-eight-10
5-ROL: Daisy Domergue
Oyuncu: Jeniffer Jason Leigh: (Film:Hatefull Eight) Evet, Jason Leigh bu filmde baş karakter değil ama zaten film de Tarantino’nun her zamanki muziplikleri sayesinde bir başrol filmi değil. O odadaki sekiz farklı kişiyi zalimlikle tasarlayan Tarantino kadın karakter için de elini korkak alıştırmamış. Daisy de en az diğer karakterler kadar acımasız, kötü ve nefret edilesi. Rolün en ayrıksı kısmı da bu zaten. Burada filmin kadın karşıtı bir söylem içerdiğine dair aldığı eleştirilerin tam da bu nedenlerden haksız olduğunu belirtmek isterim. Tarantino Daisy’nin kadın oluşuyla pek ilgilenmiyor , onu diğer karakterlerinden hiç mi ayırmıyor çünkü. Jason Leigh yaşında bir aktris için oyunculuğu ne kadar iyi olursa olsun yardımcı kadın bile olsa Oscar’a aday olabilecek kadar kapsamlı, orijinal bir rol bulmuş olmasının büyük bir şans olduğu saptaması ise bizi yazıyı yazma nedenimize getiriyor tekrar.
terminator-genesys
6-ROL: Sarah Connor
Oyuncu: Emilia Clarke (Film:Terminatör: Diriliş): Sinema tarihinde bir kadın karakter için yazılmış en havalı rol olan (ikincisi Ripley olabilir, ya da tam tersi, bunlara bir de Furiosa eklendi) Sarah Connor rolü öncülü düşünüldüğünde genç bir aktris için hiç te kolay bir rol değil. Sarah Connor tüm zamanların en gözüpek, en kahraman üstelik herhalde en meşhur anne rolü. Emilia Clarke’ın Game of Thrones’un popüleritesi sayesinde bu role uygun görülmüş olması sürpriz değil. Çünkü oradaki karakteri de son derece güçlü, doğuştan soylu ve adil bir karakter. Ancak ne yazık ki Terminatör’ün son filminde Sarah’nın karakteri yeterince anlatılamamış ve farklı bir geçmişe sahip bu yeni Sarah yeteri kadar detaylandırılamamış. Emilia Clarke , Sarah Connor’un anne olmadan, tüm o travmaları yaşamadan önceki halini oynuyor olsa da senaryonun zaaflarının kurbanı olduğu romantik komedi havasında sahneler nedeniyle role yeterince karizma katmayı başaramadığı söylenebilir.

AppleMark

AppleMark


7-ROL: Ava, Gerda Wegener
Oyuncu: Alicia Vikander(Film: Danimarkalı Kız, Ex Machina)
Tarihteki ilk transseksüel olan Einar Wegener’in hikayesini anlatan Danimarkalı Kız’ın film olarak bekleneni veremediği söylenebilir. Yine de iki başrol oyuncusuna Oscar dahil olmak üzere pek çok ödül ve adaylık kazandırdı. Vikander’in rolü başrol müydü değil miydi tartışmaları oldu. Aslında bu film erkek başrolün hikayesi ve onun filmiydi. Bu açıdan bakıldığında ağırlığı ne olursa olsun film bir kadın hikayesi değil, bir erkeğin kadın olma hikayesini ve eşinin bunun karşısında takındığı tavrı anlatıyordu. Yine de eşinin cinsiyet değiştirmesiyle başa çıkmaya çalışan kadın rolünün her zaman bulunamayacak değerde bir rol olduğu ve Vikander’in rolün hakkını verdiğini söylemek yanlış olmaz.
Senenin başka bir ayrıksı rolünü, sinemada örneğine çok fazla rastlayamayacağınız dişi bir yapay zekayı Ex Machina filminde yine Vikander canlandırdı. Oynadığı bir kadın rolü müydü? Bu soru filmin de asıl meselelerinden biriydi aslında. Kadın olarak programlanmış , güzel bir yüz ve vücuda sahip Ava’nın bir erkeğin ona biçtiği bu özellikleri zekasıyla işleyerek bir başka erkeğe karşı kullanıyor oluşu ise oldukça ironikti.
Bu filmlere bakınca senenin en şanslı oyuncularından birisinin Vikander olduğu söylenebilir. Hem çok açılımlı bir gerilim -bilim kurgu, hem de kendisine Oscar getiren bir drama. İkisi de tam olarak başrol olmasa da bir oyuncu, hele ki bir kadın oyuncu daha ne ister?
film-independent-spirit-awards-2016_130929409284395951
8-ROL: Anne
Oyuncu: Brie Larson (Film: Gizli Dünya) Yine iyi bir kadın başrolü ve yine bir kitap uyarlaması. Geneline bakıldığında kadınlar için yazılan en iyi rollerin yine kadınlar tarafından yazılıyor, ya da daha doğrusu yaratılıyor olduğu çok açık. Yıllardır esir olmasına ve tüm yaşadığı travmalara rağmen oğlunun ruh sağlığını koruyabilmek adına her şeye pozitif yaklaşmaya çalışan genç anne rolü dramatik anlamda oyunculuğunu gösterebilmek açısından son derece avantajlı ve üstelik çok ta çok sağlam yazılmış bir rol. Belki de bu yıl kadınlar için yazılmış gerçek başrollerden en ön plana çıkanı. Pek çok kişinin filmden önce adını bilmediği Larson’ın yaşı da göz önüne alındığında bu zorlayıcı rolün altından başarıyla kalktığını ve Oscar’a uzandığını ekleyelim.
madmaxfuryroad42
9-ROL: Furiosa
Oyuncu: Charlize Theron(Film: Mad Max; Öfkeli Yollar) Yönetmen George Miller ilk Mad Max filminden otuz yıl sonra çektiği Mad Max, Öfkeli Yollar’da , adına bakmadan filmin kalbine yürekli, azimli, merhametli bir savaşçı kadını yerleştirmişti. Teknik dallar olsa da altı Oscar’la ödüllendirilen bu muhteşem filmin bu yıl Hollywood sinemasının en feminist bakış açısına sahip filmlerinden biri olduğuna ve Furiosa karakterinin sinema tarihinin en güçlü kadın karakterleri arasına adını yazdırdığına hiç şüphe yok. Burada güzelliğiyle hayran bırakan o naif görüntüsünün altından her daim güçlü performanlar çıkaran Charlize Theron’un oyunculuğunun ve role getirdiği derinliğin de özellikle altını çizmek lazım.
4AA4B2C8-5056-A872-062E3CE0C628C19C
10- ROL: Maud Watts
Oyuncu: Carey Mulligan (Film: Diren!)İşte yine teoriyi destekleyen bir rol, bir film yani tam bir kadın filmi. Senarist ve yönetmeni de kadın olan Diren! işçi sınıfından evli çocuklu bir kadının inandığı mücadele uğruna ailesinden çocuğundan bile ayrılmayı göze almasını anlatıyor. Sadece kadın rolleri ağırlıklı olmasıyla değil mercek altına aldığı konu itibarıyla da senenin kadınların tarafında yer alan en önemli filmlerinden.
Yüzyıl başında İngiltere’de kadına seçme ve seçilme hakkı için savaşan sıradan bir kadın olan Maud Watts rolü her aktrisin göğsünü gere gere oynamak isteyeceği bir rol. Carrey Mulligan’a kısmet olmuş. Sadece onun değil diğer tüm oyuncuların filmin amacına ulaşması yolunda üzerine düşeni fazlasıyla yaptıkları söylenebilir.

Yazılarımızdan haberdar olmak için abonemiz olun.