Menü

Star Wars: Güç Uyanıyor Film Eleştirisi

STAR WARS: GÜÇ UYANIYOR, uyanacak falan derken film sonunda vizyona girdi. Peki beklentileri karşılayabildi mi? Buna ne evet ne de hayır diyebiliriz. Söz konusu tüm dünyada bu kadar hayranı olan adeta efsaneleşmiş bir film olunca bu sanırım kaçınılmaz bir durum. Önce hikayeyle başlayalım. Film efsanenin başlamasında en büyük katkıya sahip olan ve sonradan A New Hope (Yeni bir Umut ) olarak isimlendirilen ilk filmin izinden gidiyor. İkinci üçlemenin ruhu yakalayamadığı ile ilgili eleştiriler düşünüldüğünde bu yerinde bir tercih. Hikayenin çok benzer olması eleştirilebilir belki ama film özellikle ilk yarısında yeni ile eskiyi aynı potada eritmeyi başarıyor. Yani olaylar aynı olsa…

STAR WARS; GÜÇ UYANIYOR

Yönetmen - 75%
Oyunculuk - 70%
Görsel Efektler - 80%
Senaryo - 65%
Kurgu - 70%

72%

User Rating: 4.53 ( 2 votes)

STAR WARS: GÜÇ UYANIYOR, uyanacak falan derken film sonunda vizyona girdi. Peki beklentileri karşılayabildi mi? Buna ne evet ne de hayır diyebiliriz. Söz konusu tüm dünyada bu kadar hayranı olan adeta efsaneleşmiş bir film olunca bu sanırım kaçınılmaz bir durum.

Önce hikayeyle başlayalım. Film efsanenin başlamasında en büyük katkıya sahip olan ve sonradan A New Hope (Yeni bir Umut ) olarak isimlendirilen ilk filmin izinden gidiyor. İkinci üçlemenin ruhu yakalayamadığı ile ilgili eleştiriler düşünüldüğünde bu yerinde bir tercih. Hikayenin çok benzer olması eleştirilebilir belki ama film özellikle ilk yarısında yeni ile eskiyi aynı potada eritmeyi başarıyor. Yani olaylar aynı olsa da aynı filmi izliyormuşsunuz gibi gelmiyor. Yıllardır özlediğiniz o nostaljinin sizi sarıp sarmalamasına memnuniyetle izin veriyorsunuz. Mesela Han Solo’yu, Chewbacca’yı, Millennium Falcon’u perdede görmek bile sizi heyecanlandırırken bir de çeşit çeşit yaratıkların olduğu bar gibi tanıdık sahnelerle zevkten dört köşe oluyorsunuz.

 

Yıldız Savaşları Güç Uyanıyor (2)

Fakat olaylar ilerledikçe maalesef bu durum yavaş yavaş tersine işlemeye başlıyor. Çünkü yıl 2015. 1977’de çekilmiş olan ilk üçleme o zamana göre öyle özgün, ayrıntılı bir dünya yaratmıştı ki naif yapısını, dramatizasyondaki hataları görmezden gelmek daha kolaydı. Ama bu filmin öyle bir lüksü yok, olmamalıydı. Film özellikle son yarım saatinde tüm konulara telaş içinde açıklık getirmeye çalışırken kıyasıya süren savaşın ortasında iyi ve kötü taraf arasında öyle başarısız birkaç sahneye imza atıyor ki görmezden gelmek zaten imkansız. Üstelik bu sahnelerden biri bir efsanenin sonu olunca ister istemez içiniz acıyor.

 

Yıldız Savaşları Güç Uyanıyor (1)

Gelelim karakterlere.. Bu sefer genç Jedimiz bir kız. Özellikle Açlık oyunları ve Kuralsız üçlemelerinin başarısı ve yaptıkları hasılat düşünüldüğünde film bu modaya uymakta sakınca görmemiş. Böylelikle aslında ilk filmlerde son derece yürekli, savaşçı bir karakter olan Leia’nın Anakin’in kızı olmasına rağmen bir Jedi olarak değer bulmamasının kadın izleyiciler nezdinde intikamı da alınmış. Rey(Daisy Ridley) karakteri pek derinlikli anlatılmamış olmakla beraber, yeni tanıştıklarımız içinde gerek fiziksel görüntüsü, gerek oyunculuğuyla sınıfı geçenlerden. İlk film itibarı ile Rey başta olmak üzere karakterler üzerindeki sır perdelerinin tam olarak kalkmamış olduğu söylenebilir. (Acaba bir de öncül üçleme mi çekecekler?) Mesela Finn(John Boyega) filme hızlı bir giriş yapmasına rağmen motivasyonunu ve geçmişini neredeyse hiç öğrenemiyoruz. Yine de filmin ilk yarısında nostalji ile göz boyarken ona ısınmamızı sağladığı da söylenebilir. Filmin şimdilik baş kötüsü olan Kaylo Ren(Adam Driver) için ise maalesef durum daha vahim. Darth Vader sahnede gözüktüğünde tir tir titreyen çocuklar olarak bu karakteri onun ancak parodisi gibi görebiliyoruz. Domhnall Gleeson tarafından canlandırılan General Hux ona göre çok daha korkutucu, çok daha başarılı. Oscar Isıaac’ın usta pilot karakteri Poe ise kanımca gelecek filmlerde işlenmeyi bekliyor.

Burada bir parantez de BB-8’e açmak lazım. R2D2’nin üst modeli olan droid tek kelimeyle mükemmel. Gerek yaratıcı tasarımı ve devinimleri gerek R2D2’den ile C-3PO’dan izler taşıyan karakteri filme dinamizm katıyor. Güldüren sahnelerden pek çoğunda o var. Gülmek demişken filmin mizah dozunun da özellikle eski filmlere yaptığı göndermelerle yerinde olduğu söylenebilir.
maxresdefault
Teknik açıdan bakıldığında, uzayda geçen savaş sahneleri göze üç boyutlu olarak son derece güzel görünüyor. Eski tasarımlı gemilerin yanında Kaylo Ren’in gemisi gibi yeni tasarımlar göz dolduruyor. Ne yazık ki aynı şeyi ışın kılıcı sahneleri için söyleyemiyoruz. JJ Abrahams’ın yönetmen olarak seriye kattığı bir yenilik yok ama neyi nerede kullanacağını bilerek düzgün bir iş çıkarıyor ve memur yönetmen düşüncemizi perçinliyor. Mekanların ve yaratıkların bilgisayarda oluşturulmamış olması da yeinde bir tercih ve ilk filmin ruhunu yakalama düşüncesine hizmet ediyor. Ama işte bu düşünce görsel efektler ve hikayede işe yararken karakter derinliği ve çatışmasında yetersiz kalıyor. Çünkü serinin ilk üç filmi dramatik yapı ve karakter çatışması açısından çok güçlü olmamakla beraber bir başka evren bir başka gerçeklik yaratmayı başarmıştı. Darth Vader’ın motivasyonunu ve öyküsünü de hiç bilmiyorduk ama ondan korkmuştuk. İkinci üçleme bu boşluğu görerek karakterlerin altını doldurmak ve tabii ki teknolojiden faydalanıp yeni nesile seriyi sevdirmek için yola çıkmış, bunu da büyük ölçüde başarmıştı. Işın kılıçlarını, uzay savaşlarını ne kadar seversek sevelim Darth Vader’in karanlık tarafa geçiş öyküsü seriyi mantıklı ve nispeten derinlikli bir zemine oturtmuştu. Güce sahip olmakla onu kontrol edebilmenin farklı şeyler olduğunu, kimsenin doğuştan kötü olmadığını, en masum olanların bile yalnız kalınca yoldan sapabileceğini, söz konusu iktidar olunca Jedilerin bile sütten çıkmış ak kaşık olmadığını anlatmıştı. Kısacası ikinci üçlemeyle siyah beyaz dönemi kapanmıştı.

 

Yıldız Savaşları Güç Uyanıyor (3)

Güç Uyanıyor’un kanımca en büyük kusuru ilk filmin atmosferine sadık kalırken karakterlere(özellikle kötü olana) ve karakter çatışmalarına yeteri kadar derinlik katamamış olması. Bu durum gücü alt yapısını hiç hazırlamadan geçilecek ve ya geçilmeyecek bir çizgiye indirgeyerek filmin gerçekçiliğine ağır bir darbe indiriyor. Yani zaten kanınızda olan güce gözlerinizi kapatınca ulaşıveriyorsanız eğitim, çalışma, iç hesaplaşma yoksa ve ya hakkını vererek anlatılmayacaksa film 8-12 hadi bilemedin 15 yaşa göre hazırlanmış demektir. Oysa ilk filmi 10 yaşında izleyen ve hala çok seven nesil artık büyüdü ve yıllardır bu kadar sevdiği, benimsediği bir efsaneden çok daha fazlasını beklemeye hakkı var. Bir sonraki nesil ise (ikinci üçleme nesli)zaten ilki kadar romantik doğmadı, hep daha fazlasını istiyor. Nostalji kozu da bu filmde en son damlasına kadar kullanıldığına göre umarız son(?) iki film Star Wars efsanesini karanlık tarafa geçip orada kaybolmaktan kurtarmayı başarır..

Yazılarımızdan haberdar olmak için abonemiz olun.