Menü

Teatral Film Replikleri;

*Evet, savaşırsanız ölebilirsiniz, kaçarsanız yaşarsınız… En azından bir süre için. Ve bundan yıllar sonra, yatağınızda ölürken, bu günden o güne dek geçen tüm günleriniz bir şans, tek bir şans için değişmeyi dileyeceksiniz; buraya geri gelmek ve düşmanlarımıza hayatlarımızı alabileceklerini ama bir şeyi asla alamayacaklarını söylemek için… Özgürlüğümüzü!(Breaveheart)

Legends-of-the-Fall-brad-pitt-21854508-852-480

*Tanrının ve insanların koyduğu bütün kurallar uydum. Ama sen…Sen hiçbirine uymadın. Yine de seni benden çok sevdiler. Samuel, babam, hatta karım bile…(İhtiras rüzgarları)

*Hatırlıyorum da Tristan küçük bir çocukken onun asla yaşlı bir adam olamayacağını düşünmüştüm. Yanılmışım. Genç ölenler onu en çok sevenlerdi. Onları korumak için ne kadar çabalasa da sevdiklerinin çarpıp parçalandığı bir kaya gibiydi.(İhtiras Rüzgarları)

*Siz insanların aklının almayacağı şeyler gördüm. Orion’un yamaçlarında yanan hücum gemileri, Tannhauser geçidinin yakınında karanlıkta parıldayan C-ışınlarını seyrettim. Tüm o anlar zamanla kaybolacaklar, tıpkı yağmurdaki gözyaşları gibi. Ölmek zamanı….(Blade Runner)


*Başkan Snow size bir mesaj gönderdiğini mi söylüyor? Pekala, benim de ona bir mesajım olacak. Bize işkence edebilir, bizi bombalayabilir, mıntıkalarımızı yakıp yıkabilirsiniz… Ama bunu görüyor musunuz? Yangın büyüyor! Ve eğer biz yanarsak, siz de bizimle birlikte yanarsınız!(Açlık Oyunları)

joker-1

*Onlardan biri gibi konuşma!Olmak istesen bile..Onlar için sadece bir ucubesin. Benim gibi. Şu anda sana ihtiyaçları var. Ama olmadığında seni bir cüzzamlı gibi dışlarlar. Ahlak anlayışları ve koydukları kurallar şaka gibi. İlk sorun belirtisinde defedilirsin. Ancak onların izin verdiği ölçüde iyisin. Bu medeni insanlar zor günler yaşadığında ne yaparlar biliyor musun? Birbirlerini yerler. Ben canavar değilim. Sadece onlardan bir adım öndeyim.(Joker, Dark Knight)

*Bazı adamların para gibi mantıklı amaçları yoktur. Onları satın alamaz, pazarlık edemezsin. Bazı adamlar sadece dünya yanarken izlemek ister.( The Dark Knight)

*Kim olduğunu sakın unutma! Çünkü dünya kesinlikle unutmayacak. Onu gücün yap. Böylece zayıflığın olamaz. Üzerine bir zırh gibi giy ki asla seni yaralamak için kullanmasınlar.(Game of Thrones)

*Ne bakıyorsunuz? Siz hepiniz dallamasınız. Niye biliyor musunuz? İstediklerinizi yapacak yürek yok sizde. Benim gibi adamlara muhtaçsınız. Benim gibi adamlara muhtaçsınız, böylece parmakla gösterip… “işte, kötü adam o” diyebiliyorsunuz. Peki ama… bu size ne kazandırıyor? Siz iyi misiniz? İyi falan değilsiniz. Sadece saklanmayı, yalan söylemeyi… iyi biliyorsunuz. Benim öyle bir derdim yok. Ben hep doğruyu söylerim. Yalan söylerken bile. Kötü adama iyi geceler dileyin bakalım! Hadi.Size söyleyeyim, bir daha böyle kötü bir adamı zor görürsünüz. Hadi. Kötü adama yol açın. Savulun, kötü adam geliyor! İyisi mi çekilin önünden!”(Tony Montana, Scarface)

hqdefault
*Televizyonda onu görebilir, çalışmaya gittiğinde onu hissedebilirsin. Kilisede bile, vergilerini öderken…Gerçekleri görmeni engellemek için gözlerinin önüne çekilen bir dünya bu.
-Ne gerçeği?
-Bir köle olduğun gerçeği. Sen de herkes gibi bir köle olarak doğdun. Dokunamadığın, koklayamadığın bir dünyada hapissin. Beyninin içi bir hapishane. Matrix’in ne olduğunu kimse söyleyemez. Bunu kendin görmek zorundasın. Bu senin son şansın. Mavi hapı alırsan hikaye sona erer. Yarın sabah yatağında uyanırsın ve neye istiyorsan ona inanırsın. Kırmızı hapı alırsan harikalar diyarında kalırsın. Ben de tavşan deliğinin gittiği yeri sana gösteririm. Unutma… Sana vadettiğim tek şey gerçek. Fazlası değil. (Morpheus, Matrix)
*Orada olduğunuzu biliyorum. Sizi hissedebiliyorum. Korktuğunuzu biliyorum. Bizden korkuyorsunuz. Değişimden korkuyorsunuz. Gelecekte ne olacağını bilmiyorum. Size nasıl biteceğini söylemek için gelmedim. Nasıl başlayacağını söylemek için geldim. Telefonu kapatacağım. Ve sonra bu insanlara, sizin, onların görmesini istemediğiniz şeyi göstereceğim. Onlara bir dünya göstereceğim sizin olmadığınız bir dünya. Kuralların, kontrolün, sınırların ve sınırlamaların olmadığı bir dünya. Her şeyin olabileceği bir dünya. Buradan nereye gideceğinizi size bırakıyorum.( Neo, Matrix)
*Matrix bir sistemdir, Neo. Bu sistem bizim düşmanımız. Ama sistemin içindeyken ne görüyorsun? İş adamları, öğretmenler, avukatlar, marangozlar. Kurtarmaya çalıştığımız insanların zihinleri. Ama biz başarana kadar, bu insanlar da sistemin bir parçası ve bu da onları düşmanlarımız yapıyor. Şunu anlamalısın: Bu insanların çoğu serbest bırakılmaya hazır değil. Ve büyük bir kısmı o kadar içine girmişler, sisteme o kadar bağımlı hale gelmişler ki, onu korumak için savaşabilirler… Beni dinliyor musun, yoksa kırmızı elbiseli kadına mı bakıyorsun? Tekrar bak. Dondur! Matrix’de değil miyiz? Bu sana bir şeyi öğretmek için dizayn edilmiş bir program. Eğer bizden biri değilsen, onlardan birisindir.(Morpheus, Matrix)

*Zaten biz yokmuşuz, cesaret yokmuş, yiğitlik mertlik yalanmış, ölümüne arkadaşlık dostluk falan palavraymış. Racon bitmiştir! Hepiniz rahatlıkla yatağınızda ölebilirsiniz. Dördünüz bir Sürmeli etmezsiniz!(Kabadayı)

*Thomas Jefferson bir azizdi, çünkü “Tüm insanlar eşit yaratılmıştır” demişti. Kimse ona inanmadı çünkü zengin ayyaşın tekiydi… Belki birkaç sevgi cümlesi yazdı ve ayak takımını uyandırdı… Bu adam bizim bir toplumda yaşadığımızı söylüyor. Beni güldürme. Ben Amerika’da yaşıyorum, ve Amerika’da, tek başınasındır. Amerika sadece bir ülke değil; bir şirkettir. Şimdi, bana hakkımı öde.(Killing Them Softly)

fight-club_577556
*Dinleyin sürüngenler; sizler özel değilsiniz, sizler güzel ya da eşi benzeri olmayan kar tanesi de değilsiniz, sizler işiniz değilsiniz, sizler paranız kadar değilsiniz, bindiğiniz araba değilsiniz, kredi kartlarınızın limiti değilsiniz, sizler iç çamaşırı değilsiniz, sizler herkes gibi çürüyen birer organik maddesiniz. Bizler bu dünyanın şarkı söyleyip dans eden pislikleriyiz. Hepimiz aynı pisliğin lacivertleriyiz…(Dövüş Kulübü)

sylvester-stallone-rambo-movie-hairstyle-645
*Hiçbir şey bitmedi, hiçbir şey! öyle bitiremezsiniz! Bu benim savaşım değildi, siz istediniz, ben değil… Kazanmak için gerekeni yaptım, ama birileri yenmemize izin vermedi. Sonra geri dönüyorum, hava alanında beni protesto eden ve tüküren aptallar görüyorum. Bana “bebek katili” dediler, onlar kim ki beni protesto ediyorlar! Benim yaşadıklarımı yaşayıp görmedikleri sürece neden bağırdıklarından bile haberleri yok. (Rambo)
*Orduda helikopter kullanırdım, tank sürebilirdim, elimin altında milyonlarca dolarlık teçhizat vardı; burada ise hiçbir şey… lanet olsun! Tanrım! Herkes nerede? Bir dostum vardı, adı Danford… Bu adamları tanırdım. Burada ise kimsem yok, dostlarım nerede? Danford’u hatırlıyor musun? Saçını arkaya tarardı. İspirtolu kalemlerinden birini çalmıştım, sonra bulduğumu söyledim. Bana ” Vegasta buluşuruz” derdi, hep Vegas hakkında konuşurduk. Bir de arabası vardı; üstü açık, kırmızı ’58 model bir Chevrolet… arabasından bahsederdi… Bir gün kasabadaydık. Vietnamlı çocuğun elinde bir ayakkabıcı kutusu. Ayakkabılarımızı boyamak için yalvardı, ısrar etti, ama ben “hayır” dedim, Danford kabul etti ve oturdu. Meğer kutuya bomba koymuşlar, patladığında bütün vücudu paramparça oldu; paramparça halde yatıyordu. Bağırmaya devam ediyordu ve parçaları üzerime yapışmıştı. Onu çekmeye çalıştım ama tutamıyordum bile, arkadaşımın parçaları üzerimdeydi. Her şeyi denedim, onları birleştirmeye çalıştım, işe yaramadı, kimse yardım etmedi. Zavallı “eve gitmek istiyorum, eve gitmek istiyorum johny!” diye bağırıyordu; “eve gidip arabamı kullanmak istiyorum!”. “Bacaklarını bulamıyorum” dedim, kahrolası bacakları bulamıyordum!(Rambo)

*Uçurtmalar rüzgar sayesinde uçmazlar. Rüzgara karşı durdukları için uçarlar(Osmanlı Cumhuriyeti)

*Yoruldum, patron. Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum.Yanımda hiç arkadaş olmamasından bıktım. Nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi söyleyecek biri..İnsanların birbirine kötü davranmasından bıktım. Her gün dünyada hissettiğim ve duyduğum acılardan bıktım. Çok fazla var, sanki her an için kafama cam parçaları batıyor. Anlıyor musun?(Yeşil Yol)

v_for_vandetta_by_mscaspercat1-d4h493v

*Bu maskenin altında bir yüz var, ancak benim değil. Ne altındaki kaslardan daha ‘ben’dir o yüz…Ne de altındaki kemiklerden. Bu maskenin altında etten daha fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var! Ve fikirler kurşun geçirmez. (V for Vandetta)
*Peki ya o adam? Adının Guy Fawkes olduğunu ve 1605 yılında Parlamento Binası’nı havaya uçurmaya çalıştığını biliyorum. Ama aslında kimdi o? Nasıl biriydi? Bize adamın kendisini değil, savunduğu fikri unutmamamız söylendi. Çünkü bir insan başarısız olabilir. Yakalanabilir, öldürülebilir ve unutulabilir. Ama bir fikir 400 yıl sonra bile, dünyayı değiştirebilir. Fikirlerin gücüne doğrudan şahit oldum. İnsanların bir fikir uğruna birbirlerini öldürdüklerini hayatlarını feda ettiklerini gördüm. Ama bir fikri öpemezsiniz. Ona dokunup sarılamazsınız. Fikirler kanamaz. Onlar acıyı hissedemez. Ve onlar sevemez. Ve özlediğim bir fikir değil bir adam. 5 Kasım’ı unutmamamı sağlayan adam.(Evey Hammond, V for Vandetta)

*Sen yapabilir miydin benim yaptığımı? En sevgili arkadaşına ihanet edebilir miydin? Onu jandarmaya şikâyet edebilir miydin? Arkadaşının altınlarını çalabilir miydin? O altınlarla arkadaşının sevdiği kadını anasından babasından satın alabilir miydin? Arkadaşını ölüme gönderebilir miydin? Ama ben yaptım… Aşkım için yaptım. Şimdi sen söyle bana hangimizin aşkı Keje’ye daha büyük. Hangimiz Keje için bu kadar günaha girmeyi göze alabildik? Ben bunları yaptım. Çünkü âşıktım. Vurulmuştum, ölüyordum aşkımdan. Bu aşk için ben cehennemde yanmaya hazırım. Ya sen?”(Eşkiya)
a-few-good-men-1992-00-630-75

*Sen gerçekle baş edemezsin! Evlat sınırlarla çevrili ve silahlarla korunan bir dünyada yaşıyoruz. Bu işi kim yapacak? Sen mi? Düşünebileceğinden daha büyük bir sorumluluğum var………..Sen gerçeği istemezsin çünkü partilerde ve bu tür şeylerin konuşulmadığı yerlerdeyken beni o sınırda istersin. Bana o sınırda ihtiyacın var. Benim sağladığım bir bağımsızlık örtüsünün altında uyuyan ve sonrada bunu nasıl sağladığımı sorgulayan bir adama kendimi anlatmak için ne zamanım ne de isteğim var. Sadece teşekkür edip uzaklaşmanı tercih ederim. Aksi takdirde bir silah alıp sınırda nöbet tutmanı öneririm. Her iki halde de neye hakkın olduğu umurumda değil.(Birkaç İyi Adam)

*Dünya sandığın gibi güllük gülistanlık değil. Çok acımasız pis bir yer. Ne kadar güçlü olursan ol, izin verdiğin sürece seni ayaklarının altında çiğneyeceklerdir. Sen, ben ya da bir başkası. Kimse hayat kadar sert vuramaz. Ama önemli olan ne kadar sert vurduğun değil, aldığın ağır darbelere rağmen yoluna devam edebilmendir.(Rocky Balboa)

the-hateful-eight-2
*Şimdi, sen cinayetten aranıyorsun. Akıl yürütmem açısından senin yaptığını farz edelim. John Ruth seni Red Rock’a cinayetten yargılanman için götürmek istiyor. Eğer suçlu bulunursan Red Rock halkı seni kasaba meydanında asacak. Cellat olarak idamı ben gerçekleştireceğim. Eğer bunlar olursa medeni toplumun “adalet” dediği şey yerini bulacak. Ancak öldürdüğün kişinin akrabaları ve sevenleri şu an bu kapını dışında olsa kapıyı kırıp seni bu karda dışarı sürükleseler ve seni boynundan assalar buna başına buyruk adalet denir. Başına buyruk adaletin iyi yanı oldukça tatmin edici oluşudur. Kötü yanı ise yanlışı doğruyla karıştırmaya meyilli oluşudur. Senin durumunda değil tabii. Senin durumunda bunu hak ettin. Ama diğerleri belki de hak etmemiştir. Fakat nihayetinde ikisi arasındaki asıl fark nedir? Asıl fark benim, cellat. Benim için ne yaptığının önemi yoktur. Seni astığımda ölümünden tatmin olmam. Bu benim için bir iştir. Seni Red Rock’ta asarım, başka bir kasabaya giderim, orada da başkasını asarım. Senin boynunu kıran kolu çeken adam serinkanlı bir adam olacak. İşte bu serinkanlılık, adaletin özüdür. Serinkanlılıkla yerine getirilmeyen adalet adalet olmama tehlikesi içindedir her daim.(The Hatefull Eight)

*Hayatta yaptıklarımız kefaret ödemek demektir. Onurunu güçlendir. Sana ne olacağını düşün ve hayal ettiğin gibi ol. Kendini yalnız kalmış bulursan, yeşil bir tarlada yüzünde güneş ve ata binerken düşün. Hiçbir zaman endişelenme. Çünkü zaten hepimiz ölüyüz.(Gladyatör)

fda0d0bc752dd0a7f5bc10f037f4ff2a

*Hayatta önemi olan yalnızca dört soru vardır, Don Octavio. Kutsal olan nedir? Ruh neden oluşmuştur? Uğruna yaşamaya değer ne var? Ve uğruna ölmeye değer ne var? Her birine cevap aynıdır. Yalnızca aşk. (Don juan De Marco)

*Her sokak köşesinde, her evde ölümcül bir günah görüyoruz ve hoş görüyoruz. Hoş görüyoruz çünkü sıradan, çünkü olağan. Sabah, öğle ve akşam hoş görüyoruz. Hayır, artık olmaz. Ben örnek oluyorum ve yaptığım şey şaşırtacak, incelenecek ve izlenecek… Sonsuza dek..(Seven)

*Gondorlular Rohanlılar kardeşlerim gözlerinizin içinde kalbimde yeşermesine izin vermediğim korkuyu görüyorum. Gün gelir insanlar cesaretlerini yitirebilir. Dostlarına sırt çevirebilir ve tüm kardeşlik bağlarını koparabilir. Ama bugün o gün değil. Düşmanın zaferi ve harap olmuş siperler bekler insan çağının çöküşünü ama o gün bugün değil. Bugün savaşacağız. Bu dünyadaki tüm sevdikleriniz adına sizlere kalmanızı emrediyorum batının halkı.(Yüzüklerin Efendisi Kralın Dönüşü)

itirazım%20var01
*İhtiyaçtan fazla mal haramdır, hırsızlıktır… altın ve gümüş, yoksullar üzerinde hegemonya kurmak için kullanılıyor… infak edilmiyor… mülkte şirk koşuluyor… kırkta bir diye bir şey tutturulmuş gidiyor… komşusu açken tok yatmamak için zengin mahallelerine taşınanlar var… peki sokaktaki açtan, yoksuldan haberiniz var mı? bu dinin klasik fıkıh anlayışı, yeryüzünün sokaklarında aç gezen 1 milyar insan için ne diyor? O fıkıh, ömer’i vuranların, ebuzer’i çöle gömenlerin, ali’yi hançerleyenlerin, hüseyin’i susuz bırakanların, medine’yi yağmalayarak 900 sahabe kadınına tecavüz edenlerin ve kabe’yi mancınıkla ateşe verenlerin fıkhıdır. O fıkıhtan bir şey çıkmaz. O, zenginlerin, kodamanların, cariye ve köle sahibi olma peşine düşmüşlerin fıkhıdır. Sultanların, harem ağalarının, zindandan imam-ı azam’ın kırbaçtan morarmış cesedini çıkaranların, kırkta bircilerin fıkhıdır… Ebuzer ğıfari’nin dediği gibi ‘geceyi aç geçirip de kılıcına davranmayanın aklından şüphe ederim.( İtirazım var)

Yazılarımızdan haberdar olmak için abonemiz olun.