Menü

The 100; Üç Sezonun Ardından

Kass Morgan’ın aynı adlı kitaplarından uyarlanan ve apokaliptik bir gelecek anlatan 100 üçüncü sezonunu tamamlayıp 4. Sezon onayını da aldı. Nükleer savaştan sonra yaşanmaz hale gelen dünyadan kaçan bir avuç insan dünya yörüngesinde dolaşan bir uzay gemisine sığınmış ve insanlık yaklaşık yüz yıllık bir zaman diliminde burada varlığını sürdürmüştür. Geminin kapasitesinin sınırlı olması ve meydana gelen arızalar nedeniyle dünyaya dönmek tekrar bir seçenek haline gelir. Uzay istasyonu Ark'ta yetişkinler için hapishane yoktur. Çünkü büyük küçük her suçun cezası uzay boşluğuna bırakılmak yani ölümdür. Sadece 18 yaşından küçük olanlar hapsedilmekte ve 18 yaşlarını doldurunca mahkemeleri tekrar yapılmaktadır. Ark yönetim konseyi radyasyonun…
Yönetmen - 7
Senaryo - 7
Oyunculuk - 7
Görsellik - 7.5
Kurgu - 7

7.1

User Rating: Be the first one !

Kass Morgan’ın aynı adlı kitaplarından uyarlanan ve apokaliptik bir gelecek anlatan 100 üçüncü sezonunu tamamlayıp 4. Sezon onayını da aldı.
Nükleer savaştan sonra yaşanmaz hale gelen dünyadan kaçan bir avuç insan dünya yörüngesinde dolaşan bir uzay gemisine sığınmış ve insanlık yaklaşık yüz yıllık bir zaman diliminde burada varlığını sürdürmüştür. Geminin kapasitesinin sınırlı olması ve meydana gelen arızalar nedeniyle dünyaya dönmek tekrar bir seçenek haline gelir. Uzay istasyonu Ark’ta yetişkinler için hapishane yoktur. Çünkü büyük küçük her suçun cezası uzay boşluğuna bırakılmak yani ölümdür. Sadece 18 yaşından küçük olanlar hapsedilmekte ve 18 yaşlarını doldurunca mahkemeleri tekrar yapılmaktadır. Ark yönetim konseyi radyasyonun yaşama elverişli seviyeye inip inmediğini anlamak için 18 yaşından küçük 100 mahkum dünyaya gönderme kararı alır. Eğer dünyada bir yaşam kurabilirlerse, hayatta kalabilirlerse suçları da affedilecektir. Çocuklar dünyaya indikten kısa süre sonra radyasyonun onlara zarar vermediği anlaşılır ama dünyada onları pek çok yeni sorun, savaş ve mücadele beklemektedir.

Gençlerin ilk dünyaya indikleri an Imagine Dragons’un ünlü şarkısı Radioactive ile yansımıştı perdeye..

100’ün en büyük avantajı içerdiği orjinal fikirler. Üç sezonun da farklı düşmanlara karşı yepyeni buluşlarla bezenmiş, kendi içinde tutarlı hikayeleri var. Hatta üçüncü sezonu da yeni bir hikayeye zemin hazırlayarak sonlandı. Ergen edebiyatının apokaliptik gelecekler üzerinden oldukça popülerleştiği düşünüldüğünde vizyondaki filmlerden farklı bir çizgi yakalamış olması ve bunu tutarlı bir şekilde aktarması bile meziyet olarak görülebilir. Daha dünyaya ayak bastığı anda liderlik özellikleriyle ön plana çıkan Clarke, kardeşini korumak adına her şeyi göze alan Bellamy, kendinden başkasını düşünmeyen, hırçın Murphy, hayatının neredeyse tümünü tutsak olarak geçirmiş olan ve dünyada içindeki savaşçıyı bulan Octavia, akıllı ama asosyal ikili Casper ve Monty, sevimli ve barışsever Finn 100’ün çilekeş gençlerinden bazıları. Dizinin ilerleyen her bölümüyle söz konusu çocukların, kayıplar verip, aldıkları zor kararların sonuçlarıyla yüzleştikçe daha karanlık, daha keskin ve acımasız yetişkinlere dönüşmelerini izliyoruz. Onları dünyaya gönderen başkan Jaha, Clarke’ın annesi Dr. Abigail Griffin ve komutan Marcus Cane yani dizinin yetişkinleri de zaman içinde ilk bölümlerde çocuk saydıkları 100’e güvenmeyi, saygı duymayı hatta hatta onların yetkisine girmeyi öğrenmek zorunda kalıyorlar.

The-100-season-2-episode-10-Clarke-Lexa-enemy

Müthiş bir senaryosu olduğunu söylemek pek mümkün olmasa da sahip olduğu pek çok karakteri her sezon ortaya çıkan yeni güçlükler doğrultusunda inandırıcı şekilde yan yana ve ya karşı karşıya getirmesi dizinin en doyurucu kısmını oluşturuyor. 100 kitap olmasının da avantajıyla karakterlerinin hemen hepsi için özgün motivasyonlar, farklı yaşanmışlıklardan kaynaklanan farklı bakış açıları yaratmayı başarıyor. Onlara hata yaptırmaktan, acımasız şekilde sınamaktan hatta bazen ölüme bazen mateme bazen de vicdan azabına mahkum etmekten geri durmuyor.

The 100 --  "Murphy’s Law" -- Image: HU104b_0160 -- Pictured (L-R): Bob Morley as Bellamy, Richard Harmon as Murphy, Marie Avgeropoulos as Octavia, and Chris Larkin as Monty -- Photo: Katie Yu/The CW -- © 2014 The CW Network, LLC. All Rights Reserved

The 100 — “Murphy’s Law” — Image: HU104b_0160 — Pictured (L-R): Bob Morley as Bellamy, Richard Harmon as Murphy, Marie Avgeropoulos as Octavia, and Chris Larkin as Monty — Photo: Katie Yu/The CW — © 2014 The CW Network, LLC. All Rights Reserved

Yarattığı apokaliptik atmosfer, kostüm tasarımları, makyaj açısından da epey başarılı olan dizi aksiyonu dramatik yapıya yedirirken tempoyu, maceranın akışını iyi ayarlıyor. Her bölümü heyecan fırtınası değilse de maceranın bütüne yayılımıyla belli bir düzeyi yakalıyor.Bilimsel alt metni de oldukça mantıklı bir düzlemde ilerliyor.
Oyunculuklara gelince; Paige Turco, Isiac Washington ve Lost’tan tanıdığımız Henry Ian Cusick gibi orta yaşlı oyuncular gençlere göre daha iyi iş çıkarıyor. Genç oyuncular arasında ise Casper’a hayat veren Devon Bostick ve Murhy’ye hayat veren Richard Harmon'ın oyunculuklarının diğerlerine oranla bir adım önde, Clarke’ı canlandıran Eliza Taylor-Cutter ise bu anlamda ne yazık ki dizinin en zayıf halkası.

Sonuç olarak 100’ün her sezon ortaya attığı orijinal fikirler sayesinde temposunu düşürmemeyi ve fikirlerin altını yeterince doldurmayı başardığı söylenebilir. İnsan ırkının zor seçimler yaparak ve başta karakterlerin çocuklukları olmak üzere pek çok şeyi feda ederek varlığını sürdürme mücadelesini anlatan ve ekranda pek fazla da benzeri olmayan bu apokaliptik maceraya en azından türün hayranlarının bir göz atmasında fayda var.

Yazılarımızdan haberdar olmak için abonemiz olun.