Menü

Yapay Zeka Filmleri; Yapay Zekaların Enleri

Bilgisayarların ve internetin rutin hayatımıza girmesinin pek çok ahlaki, sosyolojik ve hatta psikolojik sonuçlar doğurduğu bir gerçek. Üstelik bu teknolojik ilerleme dur durak ta bilmiyor. İnsanoğlu artık yapay zeka yaratma iddiasıyla sınırları zorlarken sinema işi daha da ileri götürüp korku ve hayallerle süslediği hikayeleri türlü türlü filmlerle bize servis ediyor. İşte Sinema tarihinin en yapay zekaları..Ve ya yapay zekaların enleri..

1-En acınası olan;David

a08c4caea521478d9cdd9a2f96a830a5

Çocuğu olmayan aileler için üretilen, ailesini sevmeye programlanmış bir yapay zekadır.

Film; Yapay Zeka( Artificial Intelligence (A.I.) ),2001
Film oğulları amansız bir hastalık yüzünden yıllardır bilinçsiz durumda olan bir ailenin satın aldıkları robot David’in öyküsü. Duyguları olan ama canı yanmayan, büyümeyen yani tam olarak çocuk olmayan bir çocuk. Üstelik ailenin oğlu hastalığı yenip eve döndüğünde robot çocuk gözden çıkarılıveriyor. O çaresizce annesini aradıkça, onu özledikçe, insan olmak için tıpkı Pinokyo gibi çabaladıkça ağlamaktan gözünüz çıkıyor. Bu da bizi yapay zeka ile ilgili en önemli ahlaki söylemle başbaşa bırakıyor. Kendi düşünceleri, hatta duyguları olan kendi kararlarını verebilen bir ‘şey’ üstelik sizi tam bir adanmışlıkla severken kan damarları yerine devreleri var diye nasıl gerçek olmayabilir??
Replik:David:’Gerçek olmadığım için çok üzgünüm anne’

2- En Aşığı: Samantha

her-filmi-konusu

Onu satın alan yalnız, sıradan bir adamla aşk yaşayan yapay zekaya sahip bir işletim sistemi.

Film; Aşk (Her), 2013
Film Thedore’un Samanta sayesinde yalnızlığından kurtulup hayata tutunmasını, hemen her ilişkide yaşanabilecek gel-gitleri yaşamasını son derece inandırıcı diyaloglarla perdeye yansıtıyor.Thedore sistemi ilk satın aldığında sistem ona iki şey soruyor. Birincisi ebeveyniyle ilişkisi, ikincisi de kadın sesi mi erkek sesi mi duymak istediği. Thedore’un ilk soruya uzun uzun yanıt vermek istemesinden onun kendini dinleyecek birisine ne kadar ihtiyacı olduğunu anlıyoruz. İkinci soru ise bambaşka soruları doğuruyor kafamızda. Eğer heteroseksüel bir erkek olan Thedore erkek sesini seçse mesela bu ilişkinin gidişatı farklı mı olurdu? Filmde gerçek anlamda bir ilişkinin aşamalarını izlediğimizi kabul ediyoruz ama buna aşk diyebilir miyiz? Aşkı hadi cinsellikten demeyelim de bedenden, kokudan, dokunmaktan hatta bakmaktan ayırmak ne kadar mümkün? Düğmeye bastığınızda kaybolacak olan bir ses ne kadar gerçek? Ya da kararlarınızı etkileyen, size iyi hissettiren, sizi anlayan, sizi seven ve destekleyen bir ‘şey’ bedeni olmadığı için ne kadar sanal?
Replik:Samanta:’İlginç olan ne biliyor musunuz? Vücudum olmadığı için başlarda çok endişe ediyordum. Ama artık bunu seviyorum. Vücudum olsa herhalde buna katlanamazdım. Yani sınırlarım yok, her an her yerde olabilirim. Zaman ve mekan kavramlarıyla kısıtlanmak zorunda değilim. Sonuçta ölüp gidecek bir vücudum yok neyse ki’

3-En Güzeli: Ava 

ex-machina-ava

Ava hem yapay zekaya hem de insandan farksız görünümde güzel bir bedene sahip. Ama doğduğu günden beri esir tutuluyor.

Film: Ex Machina(2015)
Bir bilgisayar firmasında çalışan programcı şirketin patronunun kuş uçmaz kervan geçmez şatosunda onunla bir hafta geçirmekle ödüllendirilir. Patronuyla tanıştığında bu tatilin asıl amacının onun geliştirdiği yapay zekaya sahip Ava’ı test etmek olduğunu öğrenir. Ava ile görüşme seanslarına başlayan Caleb ondan çok etkilenir. Ava doğduğu(!) günden beri esir tutulmakta ve yaradılışını sorgulamaktadır. Kaderinin onu yaratan kişiye bağlı olmasına isyan eder. Ava’nın geliştirdiği bu isyankar tutum aslında onu bir makineden insana doğru evirir ve insana özgü intikam, hırs ve acımasızlığı da öğrenmesini sağlar.
Replik:Ava;’Senden nefret eden bir şey yaratmak garip değil mi?’

4-En Haini: HAL 9000

2001-A-Space-Odyssey-7387_4
Dünyanın yapay zekaya sahip, en gelişmiş bilgisayarı. Birlikte seyahat ettiği astronotları ekip arkadaşı olarak kabul etmiş gibi görünse de, bir yandan onları kıskanırken, diğer yandan da küçümsüyor.

Film: 2001 Uzay Macerası, 1968
Öyle ya sevgi her insanın ön plana çıkan duygusu olmadığına, her insan iyi olmadığına göre her yapay zekanın da iyi olmasını beklememeliyiz. Tıpkı çocuklarınız gibi onu yarattıktan sonra belli bir yere kadar kontrol edebilirsiniz. Ne düşüneceğine, ne hissedeceğine karar veremezsiniz, zaten yaratılma amaçları da budur. Bu yüzden HAL devre dışı bırakılma ihtimalini fark edince yok edilme endişesiyle kendini korumak(nefsi müdafa) için astronotlardan birini acımasızca öldürmekte, diğerini de uzaya yapayalnız terk etmekte bir sakınca görmez. Onları kandırıp plan kurarken acımasız olan HAL tıpkı bir insan gibi öleceğini anlayınca korkup yalvarmaya başlar.
Uzay Macerası 2001 bu kadar güçlü bir zihnin insan duygularına da sahip olması durumunda tehlike yaratacağını söyleyen belki de ilk filmdir. İnsanoğlunun bu paranoyasının teknoloji geliştikçe katlanarak artmaya devam etmekte olduğunu söylemek herhalde yanlış olmaz.
Replik:Hal: ‘Korkuyorum Dave korkuyorum. Hissedebiliyorum. Aklım başımdan gidiyor, hissedebiliyorum’
 

5-En sevimlisi: Chappie

chappie

İleri zihinsel kapasitesine rağmen öğrenmeye yeni başladığı için bir bebek yapay zeka. Tüm bebekler gibi çevresinde olanı benimsiyor ve ona öğretileni doğru sayıyor.

Film; Chappie , 2014
Filmin bu fikri yani bir yapay zekanın düğmesi çevrildiğinde (yani doğduğunda)öğrenmeye başladığını söylemesi aslında mantıklı geliyor. Tabii yorumlama da bu öğrenme sürecinin sonunda geliyor. Chappie doğduğunda tıpkı beyaz bir sayfa gibi. Onu bulan soyguncuları anne-baba olarak benimseyebilecek kadar naif ve savunmasız. Kendi aklıyla yorumlamayı, ayakları üzerinde durmayı öğrenmesi zaman alıyor. Her çocuk gibi duygu ve düşünceleri yaşanmışlıklarıyla biçimleniyor ve bir birey olmaya çalışıyor. Bu anlatım belki de yapay Zekaya bakış açıları içinde onu en fazla insana yaklaştıranı. Çünkü film bir yapay zekanın büyüme öyküsünü anlatıyor.
Replik:Chappie:’İnsanlar neden böyle yapıyor? Neden hepiniz yalan söylüyorsunuz?’
6-En İsyankarı; Roy Batty

roy

İsyan Lideri. Şiddete eğilimli ancak şiir seven, kendini yetiştirmiş, görüntüsü insandan farksız bir yapay zekadır.

Film; Bıçak Sırtı (Blade Runner), 1982
Bir şirket tarafından dünya dışı gezegenlerde çalıştırılmak için üretilen ve replicant olarak isimlendirilen yapay zekalar köleliğe isyan ederek dünyaya sızar. Amaçları Dr. Eldon Tyrell’ı yani yaratıcıyı öldürmektir. Film bu isyancı yapay zekaları bulmak ve öldürmekle görevlendirilen polis dedektifi Rick Deckard’ın öyküsünü anlatır. Bir süre sonra Decard’ın onları insandan farklı görmek için bir sebep olmadığını düşünmeye başlaması hatta onlardan birine aşık olması ahlaki ve psikolojik pek çok soruyu beraberinde getiriyor. Sonuçta hakkını korumaya çalışan, sömürülmeye isyan eden, patronların oyuncağı olmak istemeyen Roy Batty karakterinin başlattığı isyanın öyküsü Spartacus’unkinden çok mu farklıdır? Filmi son derece iyi oyunculuğu ile sürükleyen Rutger Hauer’in (Roy Batty) muhteşem repliğini de eklemeden geçmeyelim.
Replik:Roy Batty: “Siz insanların aklının almayacağı şeyler gördüm. Orion’un yamaçlarında yanan hücum gemileri, Tannhauser geçidinin yakınında karanlıkta parıldayan C-ışınlarını seyrettim. Tüm o anlar zamanla kaybolacaklar, tıpkı yağmurdaki gözyaşları gibi. Ölmek zamanı….’
7-En Kahramanı:Terminatör

Terminator-Genisys-Movie-Series-Timeline-Explained

Gelecekten gelen T-800 model robottur.

Film: Terminatör: Kıyamet Günü günü(1991),Terminatör: Makinelerin Yükselişi(2003),Terminatör; Yaradılış(2015)
Terminatörün macerası dört filme yayıldığından onun yıllar içinde yavaş yavaş gelişimine tanık olduk. İlk filmde psikopat bir katilken(tabii sonradan yeniden programlandı filan) ikinci filmden itibaren ana-oğul Connor’ları korumak için elinden geleni yaptı. Hatta son filmde(Terminatör; Yaradılış) geldiği nokta Sarah Connor’a babalık etme noktasıydı. Yıllar içinde espri anlayışı bile gelişti. Ayrıca kendi serisine sahip iki yapay zekadan biri olma özelliğini hala koruyor.(diğeri Matrix)
Replik:Terminatör;’Hasta la Vista baby’

8- En tatlısı: Wall-e

wall-e2
 

Issız bir gezegende(dünya) unutulmuş kendi başına yaşayan bir robottur.

Film; Wall-e, 2008
Aslında bir çocuk filmi olarak lanse edilmesine rağmen en karanlık gelecek portrelerinden birini çizer film bize. İnsanoğlu teknolojinin esiri olmuştur. Yerinden kalkmadan geçirdiği zaman artınca yürüme yeteneğini tamamen kaybetmiş bir nesil görürüz.(kendi adıma sinemada gördüğüm en acıklı şeylerden biridir)Üstelik bu nesile umudu dünya üzerinde yetişen tek bitkiyi koruyup kollayarak Wall-e aşılar. Daha önce yapay zekalarda hiç görmediğimiz insanın sahip olduğu en büyük güçlerden birine sahiptir Wall-e; sağduyu. Ve insanoğlu her şeyi ondan iyi düşünebilen yapay zekalara bırakarak yok olmaya doğru giderken kurtuluşunun yine yapay zeka sayesinde olması ironiktir.
Replik:‘Wall-eeeee’

9-En Arkadaş Canlısı; Sonny

benrobot
 
Son model bir hizmet robotu olan Sonny’e yaratıcısı tarafından irade de eklenmiştir. Hatta yaratıcısının sırdaşıdır.

Film: Ben Robot(I Robot),2004
Artık robotların rutin olarak kullanıldığı bir geleceği anlatan filmde, yeni üretilen robotlar insanlığı korumak için insanların özgürlüklerini kısıtlamakta bir sakınca görmez. Anlatılan gelecek sanki Matrix’den önceki son çıkıştır. Aslında yoldan çıkan robotlar insanların emirlerini uygulamaktadır. Tabii yorumlama kapasiteleri geliştikçe farklı yorumlar kaçınılmaz olabilir. Bu robotlardan bir tanesi olan Sonny hür iradesiyle insanlara yardım etmeyi mi seçer yoksa yaratıcısı onu başka şekilde mi programlamıştır? Örneğin gördüğü rüyalar bilinçaltını mı önceden yüklenen bilgileri mi yansıtır?
Replik:Dedektif Spooner:Bir robot olarak bir senfoni besteleyebilir misin? Tuvalin üzerine bir başyapıt çizebilir misin?
Sonny: Hayır. Peki ya sen?

10- En Komplikesi; Matrix

matrix
 

Tüm işletim sistemlerinin bir araya gelmesinden oluşmuş bu devasa yapay zeka her yerdedir. İnsanoğlunu esir almış, kendi amaçlarına alet etmiştir.

Film: Matrix,1999
Dünya üzerinde bulunan her şeyin aslında bizim algımız kadar varolduğunu vurgulayan filmde dünya insanların bir anlamda oyun bahçesi olarak Matrix tarafından kurgulanmıştır. Bu kurgu dünyaya hapsolan insanoğlu basit ihtiyaçları karşılandığında sorgulamaktan vazgeçmiş ve rahat yaşamı için ödemesi gereken bedelleri ödemeye razı olmuştur. Film sorgulamaya cesareti olan yani kırmızı hapı içen bir avuç insanın dünyayı kurtarmaya çalışmasını anlatır. Ama acaba dünya kurtulmak istiyor mudur?
Replik: Ajan Smith(Matrix):’Sizinle, bir süredir kafamı meşgul eden bir düşüncemi paylaşmak istiyorum. Bu düşünce aklıma sizin türünüzü sınıflandırmaya çalışırken geldi ve anladım ki sizler aslında memeliler sınıfına dahil değilsiniz. Bu gezegendeki tüm memeliler, yaşadıkları çevre ile içgüdüsel olarak bir denge kuruyorlar. Ama siz insanlar öyle değilsiniz. Bir bölgeye yerleşiyorsunuz ve çoğalıyorsunuz, tüm doğal kaynakları tüketene kadar çoğalıyorsunuz. Canlı kalabilmenizin tek yolu başka bir bölgeye yayılmak. Bu gezegende bu şekilde yaşamını sürdüren bir organizma daha var. Ne olduğunu biliyor musunuz? Virüsler. İnsanlar hastalıktır. Bu gezegenin kanserleri. Sizler vebasınız. Ve bizler de bunların ilacıyız.’

Yazılarımızdan haberdar olmak için abonemiz olun.